YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/24732
KARAR NO : 2016/4403
KARAR TARİHİ : 10.03.2016
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun, müştekinin işyerinin önünde açıkta duran torna makinelerine ait döküm parçalarını olay yerini gören bir güvenlik kamerasına ait görüntülere göre saat 06.30 – 06.44 saatleri arasında çaldığının anlaşılması ve müştekinin 07/07/2011 tarihinde sabah saat 08.30’da hırsızlığı farkettiğine dair kolluk beyanı karşısında, şüphe, sanık lehine yorumlanarak suçun gündüz işlendiğinin kabulü gerektiği gözetilmeden ve hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde tartışılmadan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Suça sürüklenen çocuğun, müştekinin işyerinin önünden çaldığı torna malzemesini sattığı yeri göstererek müştekiye iadesini sağlamışsa da; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 gün ve 2012/6-1232 Esas – 2013/106 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; “4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 763. maddesi uyarınca suça konu eşyayı bir üçüncü kişiye satmak suretiyle zilyetliği devreden sanığın, satıştan elde ettiği menfaati iade etmeden, üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan eşyayı sattığı yeri göstermesi, etkin pişmanlık olarak değerlendirilemeyeceği gibi, eşyanın satın alınan kişiden alınarak mağdura iade edilmiş olması da TCK’nın 168. maddesi kapsamında suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirilmiş bir iade veya tazmin olarak kabul edilemeyeceği, ancak suça sürüklenen çocuk …’ın savunmasında suça konu torna malzemesinin satışı nedeniyle elde ettiği haksız çıkarı, malzemeyi sattığı hurdacı …’a iade ettiğini ileri sürmesi karşısında bu husus …’dan sorulup araştırılarak sonucuna göre, haksız olarak elde ettiği parayı iade etmiş olması halinde TCK’nın 168. maddesinin uygulanması, aksi halde uygulanmaması gerektiği gözetilmeden, eksek inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 10/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.