YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2809
KARAR NO : 2015/13300
KARAR TARİHİ : 12.05.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimir tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından 2 adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda imzaya itiraz ederek takibin iptali isteğinde bulunduğu, mahkemece imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, tazminat ve para cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Çek Kanununa 6273 Sayılı Yasayla eklenen ve 03.02.2012 tarihli mükerer Resmi Gazetede yayınlanarak yürülüğe giren geçici 3. maddenin 5. fıkrasında 31/12/2017 tarihine kadar, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazının geçersiz olduğu düzenlenmiştir. Söz konusu yasa hükmünün sonucu olarak ileri tarihli çeklerin keşide tarihinden önce takibe konulması da mümkün değildir.
Somut olayda, takip dayanağı çeklerden 30/06/2014 keşide tarihli çekin, keşide tarihinden önce 09/04/2014 tarihinde bankaya ibraz edildiği, bu çek yönünden geçerli bir ibraz bulunmadığı anlaşılmakta olup; bu halde alacaklı tarafından kambiyo yolu ile takip konusu yapılamayacağından mahkemece, muteriz borçlu hakkındaki takibin bu çek alacağı yönünden İİK’nun 170/a maddesi gereğince re’sen iptaline karar verilmesi gerekirken; imza itirazının kabulü ile borçlu şirket aleyhine başlatılan takibin durdurulmasına karar verilmesi belirtilen nedenle doğru bulunmamış ise de; inceleme konusu karar alacaklı tarafından temyiz edildiğinden aleyhe bozma yasağı ilkesi gereğince bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak mahkemece öncelikle alacaklının, bu çek bakımından kambiyo senetlerine mahsus yol ile takip hakkının bulunmadığı nedeniyle İİK’nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerektiğinden ve bu maddede de tazminata ve para cezasına ilişkin düzenleme bulunmadığından kambiyo yolu ile takip hakkı bulunmayan 30/06/2014 keşide tarihli çek yönünden alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bursa 1. İcra Hukuk Mahkemesi’ nin 27.11.2014 tarih ve 2014/ 374 Esas, 2014/ 736 Karar sayılı kararının hüküm bölümünün 1. bendinin 2. cümlesinde yer alan ”14.400.-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklindeki ifadenin karar metninden çıkarılmasına, yerine ” 7.200.-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin yazılmasına, hüküm bölümünün 1. bendinin 3. cümlesinde yer alan ”7.200.-TL para cezasının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına” şeklindeki ifadenin karar metninden çıkarılmasına, yerine “3.600.-TL para cezasının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına” ibaresinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.