Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/23500 E. 2015/23547 K. 08.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23500
KARAR NO : 2015/23547
KARAR TARİHİ : 08.10.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçi borçlular icra mahkemesine başvurarak; satış ilanının tebliğ edildiği adresin mernis adresleri olmayıp üçüncü kişi …tarafından işletilen işletme adresi olduğu ve tebliğ yapılan işçinin daimi çalışan olmadığından bahisle usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve sair fesih sebeplerini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiş, mahkemece tebligat zarfında mernis adresi yazdığı halde posta memuru tarafından tespit edilen yeni adrese sevk yapılarak Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesinin uygulanmamasının usule uygun olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 17. maddesine göre bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde, tebliğ o yerdeki daimi memur veya müstahdemlerden birine yapılır. Borçlunun geçici olarak o yerde bulunmadığının tespiti halinde, tebligatın o yerde bulunan yukarıda sayılan kişilere yapılması gerekir. Tebligat Kanunu’nun 17. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddesi gereğince, ilgilinin o yerde geçici olarak bulunmadığı hususu dağıtıcı tarafından tespit edilerek, tebligat mazbatasına şerh verilmesi gerekir. Şerh verilmeden yapılan tebligatlar usulsüzdür.
Somut olayda satış ilanı tebligat mazbatalarında, tebliğ işleminin “muhatabın o anda çarşıda olması sebebiyle aynı adreste kendisiyle birlikte sürekli çalışan ve imzaya ehil olan işçi… imzasına tebliğ edilmiştir” şerhiyle yapıldığı, icra müdürlüğünce tebligat mazbatalarına Teb. Kn’nun 21/2.maddesi uyarınca işlem yapılacağına dair açık şekilde şerh düşülmediği, buna göre tebligatların şeklen usule uygun olduğu anlaşılmakla birlikte, şikayetçilerin, tebliğ evrakını alan…’in kendi çalışanları olmadığını ileri sürdükleri görülmektedir.
O halde, mahkemece, tebliğ yapılan…’in tebliğ tarihi itibariyle borçluların çalışanı olup olmadığı hususunun kolluk marifetiyle araştırılarak (SGK kayıtları ile yetinilmeden) ve bu konuda tarafların delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.