YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8481
KARAR NO : 2015/21484
KARAR TARİHİ : 25.02.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Katılan Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların katılanı SGK’dan emekli edebileceklerine inandırıp parasını alıp katılanı dolandırdıklarının iddia eidldiği somut olayda; suçtan doğrudan zarar görenin katılan … olup SGK’nın doğrudan zarar görmediği anlaşılmakla yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen katılan SGK vekilinin kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden mevcut temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık … müdafi ile sanık …’in yaptıkları temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklardan …’in serbest veterinerlik yaptığı için tanıştığı katılan …’un trafik kazası nedeniyle kısmen sakat kalması üzerine kendisinin tanıdıkları olduğunu, onu emekli ettirebileceğini, özürlü olan kendi oğlunu da bu tanıdıklar vasıtasıyla emekli ettirdiğini söyleyerek katılanı inandırıp SGK’da memur olarak çalışan diğer sanık …’a yönlendirip buluşmalarını sağladığı, sanık …’ın katılan kurum içindeki tanıdıkları vasıtası ile …’un malulen emeklilik işlemlerini çabuklaştıracağını söyleyerek önce …’un emeklilik şartlarının oluşmadığını öğrendiği halde işlemleri hızlandırmak amacıyla 6000 TL kadar para istediği, pazarlık sonucu katılanın önce 1000 TL para verdiği, daha sonra sanık …’e aynı iş için …’a verilmek üzere 500 TL para verdiği, sanıkların bu şekilde katılanı dolandırdıkları oluş ve dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin sübutu kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık … müdafinin ve sanık …’in yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıklar hakkında hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
2- Sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezasının miktarı belirlenirken uygulama maddesi olarak TCK’nın 52/2 maddesinin gösterilmemesi, suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının sırasıyla “60gün” “1200TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “100 TL” adli para cezası ibarelerinin ve yine para cezasına ilişkin kısma gelmek üzere “TCK’nun 52/2 maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.