YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7828
KARAR NO : 2015/13356
KARAR TARİHİ : 12.05.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 24.11.2014 tarih ve 2014/29843-28046 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK’nun 140. maddesi gereğince; “Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar.” Sıra cetvelini düzenleme yetkisi ilk haczi koyan icra dairesine aittir. Haczin talimatla uygulanması halinde sıra cetvelinin esas icra dairesince düzenlenmesi gerekir.
İİK’nun 100. maddesi gereğince, borçluya ait paranın veya satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar birden fazla alacaklı tarafından haciz konulması halinde anılan madde hükmü gereği icra müdürlüğünce derece kararı yapılması gerekir. Derece kararının yapılması için mutlaka satış sonucu para elde edilmesi zorunlu değildir.
Somut olayda, şikayetçinin alacaklı olduğu . İcra Müdürlüğü’nün 2012/8592 E. sayılı takip dosyasından alınan talimat ile …’nün 2013/51 Talimat sayılı icra takip dosyasında satış işlemlerine başlandığı, taşınmazın tapu kaydında….. lehine 11.07.2012 tarihli 200.000 TL bedelli ipotek bulunması nedeni ile ipotek alacaklısı kooperatiften ipoteğin devam edip etmediği sorulduğunda, kooperatifin bila tarihli cevabi yazısı ile ipoteğin devam ettiği ve alacağın 67.000 TL olduğunun bildirildiği, 18.11.2013 tarihinde yapılan 1. açık artırmada borçluya ait taşınmazın 111.500,00 TL bedelle alacağa mahsuben alacaklıya ihale edildiği, satış tarihinden sonra icra müdürlüğünce ipotek alacaklısı kooperatiften ihale tarihi olan 18.11.2013 tarihi itibariyle taşınmazın ipotek borcunun bildirilmesi istendiğinde, kooperatifin 27.03.2014 tarihli cevabi yazısı ile ipotek borcundan dolayı 111.500,00 TL borç bulunduğunun bildirildiği, bunun üzerine icra müdürlüğünün şikayete konu 01.04.2014 tarihli kararı ile; “ihale alıcısı tarafından ipotek alacağı ödendiğinde tescil işlemi yapılmasına, aksi halde taşınmazın tescilinin ipotek ile yükümlü olarak verilmesine” karar verildiği görülmektedir.
Alacaklı icra mahkemesine başvurusunda, ipotek alacağının 67.000,00 TL olduğunu göz önünde bulundurarak ihaleye katılmak suretiyle taşınmazı aldıklarını, bu nedenle ipotek alacağının 111.500,00 TL olduğuna dair yazıya itibar edilmemesi gerektiğini belirterek icra müdürlüğünün 01.04.2014 tarihli kararının iptaline ve “ipotek alacağı olan 67.000,00 TL’nin ödenmesi halinde taşınmazın tescilinin yapılmasına” karar verilmesini talep etmiş, mahkemece, şikayetin reddine karar verilmiştir.
HMK’nun 33. maddesi uyarınca hukuki tavsif hakime aittir. Hakim, bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve neticei taleplerle bağlı olup, dayandıkları kanun hükümleri ve onların tavsifleri ile bağlı değildir. Kanunları re’sen tatbik ederek iddia ve müdafaadaki neticei talepleri karara bağlamakla mükelleftir ( 4.6.1958 ve 15/6 sayılı İBK).
İhale alıcısı alacaklının, rüçhanlı ipotek alacağının belirlenmesine yönelik itirazlarının çözümü ancak ipotek alacağının sıra cetveli yapılarak belirlenmesi ve sıra cetveline itiraz hakkı verilmesi ile mümkündür.
Bu durumda, ilk haczi koyan icra müdürlüğü tarafından yukarıda açıklanan Yasa hükümlerine göre düzenlenmiş bir sıra cetveli bulunmadığına göre, mahkemece; kararı şikayet konusu yapılan talimat icra müdürlüğüne, taşınmazın tapu kaydına göre ilk haczi koyan ve aynı zamanda esas icra müdürlüğü olan “. İcra Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak, ihale alıcısı şikayetçi alacaklı tarafından rüçhanlı ipotek alacağı olarak dosyaya yatırılması gereken miktarın sıra cetveli yapılmak suretiyle belirlenmesinin istenmesi” yönünde talimat verilmesi gerekirken, sıra cetveli yapılması ve buna itiraz edilmesi halinde ileri sürülebilecek hususlar incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Şikayetçinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.11.2014 tarih ve 2014/29843 E., 2014/28046 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, İcra Hukuk Mahkemesi’nin 16.05.2014 tarih ve 2014/264 E., 2014/274 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 12.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.