Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/23375 E. 2016/1365 K. 27.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23375
KARAR NO : 2016/1365
KARAR TARİHİ : 27.01.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs, işyeri dokunulmazlığını bozmaya teşebbüs, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14/04/2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26.maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2.maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanıkların temyiz isteminin CMUK’nın 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Sanıklar hakkında hırsızlığa teşebbüs ve işyeri dokunulmazlığını bozmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK’nun 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL’den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş,oluşa ve dosya içeriğine göre sanıkların atılı suçları gece vakti birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında TCK’nın 143 ve 119/1-c maddeleri gereğince uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçu için öngörülen seçenek yaptırımlardan hapis cezası tercih edilmiş olan sanıklar hakkındaki cezanın, TCK’nın 50/2. maddesine aykırı olarak adli para cezasına çevrilmesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,işyeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden, Ceza Genel Kurulu’nun 22/01/2013 tarihli 2012/6-1142 E. ve 2013/17 K. sayılı kararında, somut olayda olduğu gibi TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulandığı hallerde uzlaşma işlemi yapılamayacağının belirtilmesi karşısında, işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün, uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesi amacıyla bozulması gerektiğine dair ve kapı dili açılamadığı için sanıkların eylemlerine devam edemediklerinin anlaşılması karşısında TCK’nın 36.maddesi gereğince gönüllü vazgeçmenin yasal koşulları oluşmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 27/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.