YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10337
KARAR NO : 2015/23415
KARAR TARİHİ : 09.04.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden
yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
… Bankası-Antalya/… şubesi nezdinde hesabı bulunan katılan ….A.Ş’ye (şikayetçi-finansman müdürü …) teslim edilmiş ve fakat 31/01/2006 tarihi itibariyle ilgili bankaya “kayıp talimatı” yazılmış suça konu 28/02/2006 keşide tarihli 8501708 seri no’lu 9.000 USD miktarlı, şirket kaşesi üzerine tek imza ile hamiline düzenlenmiş görünen (keşideci kaşesi-imzası sahte olduğu bildirilen) çek yaprağını bir şekilde ele geçiren sanığın, kayden sahibi Tolga N. olduğu belirtilen… plakalı motoru mağdur (çeki ibraz eden) …’dan haricen satın alırken, birinci ve ikinci ciro işlemlerinin de (… A.Ş ve…Ltd.) sahteciliğini bilerek üçüncü ciranta sıfatıyla ciro edip vererek haksız yarar sağlaması eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık”; “resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Sanığın aşamalardaki değişmez anlatımlarında genel olarak suça konu çekin, arkadaşı … için alınan motor karşılığında mağdur …’a … tarafından ikinci ciro işlemi (kaşe ve imza atılarak) yapılarak verildiğini savunması, … Kurumlar Vergi Dairesinin 13/05/2010 tarihli cevabi yazısında … Ltd’nin …6632 vergi kimlik no’sunda kayıtlıyken 31/05/2006 tarihi itibariyle re’sen terk ettirildiğini bildirmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; sanığın temyiz dilekçesinde detaylı kimlik bilgilerini verdiği, … ’nın iddia ve savunmalar doğrultusunda dinlenmesi, karşılaştırmaya esas olabilecek nitelik ve nicelikte yazı, rakam, imza örneklerinin alınıp suça konu çek üzerinde yazı, rakam ve imzasının bulunup bulunmadığı hususunda uzman bilirkişiden rapor alınması, vergi mükellefi (31/05/2006
tarihine kadar) olduğu belirlenen … Ltd. ticari ünvanlı şirketin (ünvanı tam yazılarak) suç tarihi itibariyle ortakları ile temsile yetkilisinin kimler olduğunun ilgili Vergi Dairesinden ve Ticaret Sicili Memurluğundan sorulup öğrenilmesi, motosikletin harici satışına ilişkin olarak bir belgenin (bono dışında) var olup olmadığının mağdur … ve sanıktan sorulması, varsa bir örneğinin alınması toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ve kovuşturmayla yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/04/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.