YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/35222
KARAR NO : 2015/4492
KARAR TARİHİ : 03.03.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine yürütülen icra takibinde, borçlunun, iflasın ertelenmesi davasında verilen tedbir kararı uyarınca haciz ve muhafaza işlemleri yapılamayacağını, buna rağmen 3. kişilere haciz ihbarnameleri gönderilmeye devam edildiğini ileri sürerek icra müdürlüğünden haciz ihbarnamelerinin fekkini ve dosyaya yatan paranın kayyım hesabına ödenmesini talep ettiği, müdürlükçe talebin reddi üzerine şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, borçlunun aynı konulu şikayeti üzerine daha önce verilen karar gerekçe gösterilerek kesin hüküm nedeniyle şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.
İcra mahkemesince verilen kararlar, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, aynı takip dosyası nedeniyle, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce verilen icra mahkemesi kararları, kesinleşmek koşuluyla sonraki şikayet yönünden kesin hüküm teşkil ederler. Mahkemece hükme esas alınan İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/562 E. 2014/645 K. sayılı kararının temyiz edildiği, halen Yargıtay incelemesinde olduğu, dolayısıyla kesin hüküm teşkil edecek bir karardan söz edilemeyeceği gibi, kesin hüküm teşkil ettiği belirtilen kararda, şikayet konusu müdürlük kararının, borçlu şirket vekilinin hacizlerin kaldırılması talebi üzerine icra müdürlüğünün, talebin reddine ilişkin 12/09/2014 tarihli kararı olduğu, iş bu şikayet dosyasında ise, şikayet konusu müdürlük kararının, 89/1 haciz ihbarnamelerinin fekki ile dosyaya yatan paranın kayyım hesabına ödenmesi talebinin reddine ilişkin 24/09/2014 tarihli karar olduğu, dolayısıyla şikayet konularının birebir aynı olmaması nedeniyle de önceki şikayet hakkında verilen kararın bu şikayet yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği anlaşılmıştır.
O halde; mahkemece, şikayetin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.