YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10517
KARAR NO : 2015/20856
KARAR TARİHİ : 14.09.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan üç ayrı takipte, borçlu …’nın süresi içinde imzaya itiraz ederek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece dava dosyalarının birleştirilmesi ile yapılan yargılama sonunda, borçlunun çeklere bilerek basit tersim çizgilerden oluşan imza attığı, ihtilaf konusu olmayan çeklerin borçlu tarafından ödendiği, takibe konu çeklerdeki imzaların borçluya ait olduğu gerekçesiyle imzaya itirazın reddine karar verilmiştir.
… Kurumu … Dairesi Başkanlığınca düzenlenen 14/10/2014 tarihli raporda; inceleme konusu 3 adet çekteki basit tersimli keşideci imzaları ile …’nın dosyada mevcut basit tersimli polimorf imzaları arasında; biçimsel benzerlikler görülmekle beraber söz konusu imzaların …’nın eli ürünü olduğu yada, olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği, söz konusu 3 adet çekteki basit tersimi keşideci imzaları ile, bu kez gönderilen; 13.08.2011, 09.07.2011, 06.08.2011, 30.07.2011, 23.07.2011, 05.08.2011, 04.06.2011, 12.11.2011, 26.11.2011, 08.01.2011 keşide tarihli çeklerdeki basit tersimli keşideci imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, istif, eğim, doğrultu, hız, seyir, alışkanlıklar ve kalem baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından, söz konusu imzaların aynı el ürünü olduklarının kabulü gerektiği, inceleme konusu 3 adet çekteki basit tersimli keşideci imzaları ile 22.08.2010, 17.08.2012, ve 25.05.2012 tarihli çeklerdeki keşideci imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, istif, eğim, doğrultu, hız, seyir, alışkanlıklar ve kalem baskı derecesi bakımından aynı el ürünü olduklarını gösterir nitelik ve yeterlilikte bulgu saptanmadığı belirtilmiştir.
İİK.nun 170/3. maddesinde (inkar edilen imzanın borçluya ait olduğu) anlaşıldığı takdirde itirazın reddedileceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda, bilirkişi raporunda imzanın borçlunun eli ürünü olduğu ya da olmadığı yönünde kesin bir görüş bildiriminde bulunulmadığı görülmektedir. Bu durumda bilirkişi raporunda yer alan belirsizliğin borçlu lehine yorumlanması zorunludur; zira takibe başlayan ve icra dosyasına sunduğu çekteki imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklı olup, bu iddiayı ispat külfeti de alacaklıya aittir (HGK.’nun, 26.04.2006 12-259/231 sayılı kararı). Öte yandan, borçlunun ihtilaf konusu olmadan ödediği çeklerdeki imzanın borçluya ait olması da sonuca etkili değildir.
O halde, mahkemece, … Kurumu’nca düzenlenen 14.10.2014 tarihli rapor içeriğine göre borçlunun imza itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.