YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8715
KARAR NO : 2015/23392
KARAR TARİHİ : 09.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur.Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; Katılanın sahibi olduğu ve üç tarafı tel örgülerle çevrili üzerinde bina olmayan … mevkii 1741 ada 3 no’lu parselde kain arsaya komuş 2 (…Ltd.) ve 5 (MEP… Ltd.) no’lu parsellerde bina işnaa etmekte olan …, … Ltd. ve MEP… Ltd. ticari ünvanlı şirketlerin yetkilileri oldukları bildirilen sanıkların, inşaat faaliyetleri sırasında, esasen …’da ikamet eden şikayetçinin bilgisi-rızası olmadan, arsası içine iş araçlarını sokmaları, inşaat artıklarını bırakmaları tel örgüleri söküp (istinat-bahçe duvarları yapmaları) 103 m3 civarında toprak kaybına neden olmaları eylemlerinin ayrı ayrı “mala zarar verme” suçlarını oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamalarında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma-kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanıklar müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargılama giderinin mahkum olan sanıklardan eşit olarak alınmasına karar verilmesi yerine “mahkum olan sanıktan tahsiline” denilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının yargılama gideri ile ilgili paragrafındaki “sanıktan” ibaresinin çıkartılıp yerine “sanıklardan CMK’nın 324 ve 326 maddeleri uyarınca ayrı ayrı” ibaresi yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.