Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/6434 E. 2015/16360 K. 11.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6434
KARAR NO : 2015/16360
KARAR TARİHİ : 11.06.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, (7) örnek ödeme emrinin 24.07.2013 tarihinde borçluya tebliğ edilmesi üzerine, borçlunun süresi geçtikten sonra 01.08.2013 tarihinde yetki ve borca itiraz ettiği,borçlu tarafından süresinde itiraz edildiği halde mallarına konulan hacizlerin fekki istemiyle icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece,takibe konu alacak fon alacağı olduğundan ilamsız takibe yapılan itirazların satış dışında işlemleri durdurmayacağından bahisle istemin reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK.’nun 62. maddesine göre; “İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.”
Somut olayda; borçlunun ileri sürdüğü hususlar İİK.’nun 62. maddesine dayalı borca itiraz niteliğinde olduğu kuşkusuz olup, borca itirazın ise; aynı Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal 7 günlük sürede icra dairesine yapılması zorunludur. Ne var ki, borçlu …’ya ödeme emri 24.07.2013 tarihinde tebliğ edildiği halde 01.08.2013 tarihinde icra takibine itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, itiraz, İİK.’nun 62/1. maddesinde öngörülen yasal 7 günlük süre geçirildikten sonra yapılmış olduğundan, adı geçen borçlu hakkındaki takip kesinleşmiş bulunmaktadır Mahkemece bu nedenle istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden sonucu itibariyle doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
Öte yandan, 19.10.2005 tarih ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 138/4. maddesinde “Fonun alacaklı olduğu ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu uyarınca yapılan takiplerde borçlular tarafından yapılan itirazlar satış dışında takip işlemlerini durdurmaz” hükmüne yer verilmiştir. Fon alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin olarak getirilen bu istisnai düzenlemeden anılan kanunun 143. maddesinde belirtilen varlık yönetim şirketleri yararlanamaz. Bu nedenle mahkemenin aksi yöndeki ret gerekçesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.’nun 366. ve HUMK.’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.