Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/6193 E. , 2021/5674 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6193
Karar No : 2021/5674
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : … Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğünde elektrikçi (ilkokul mezunu) olarak görev yapmakta iken 15/04/1988 tarihinde kendi isteğiyle emekliye ayrılan ve 7. derecenin 9. kademesi üzerinden emekli aylığı almakta olan davacı tarafından; 6. derecenin 9. kademesi üzerinden emekli aylığı bağlanması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 13/02/2014 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. maddesinde, ilkokul mezunlarının 15. derecenin 1. kademesinden memuriyete başlayıp, 7. derecenin son (9.) kademesine kadar yükselebilmelerinin öngörüldüğü; 20/02/1979 tarih ve 2182 sayılı Kanun’la memurların kazanılmış hak aylıklarının, bir defaya mahsus olmak üzere öğrenim durumlarına bakılmaksızın ve kadro koşulu aranmaksızın bir üst derecenin aynı kademesine yükseltilmesinin kurala bağlandığı; buna göre, 2182 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 7. dereceden aylık alan ilkokul mezunu memurların kazanılmış hak aylıklarının 6. dereceye yükseltildiği dikkate alındığında, 2182 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihte memur olarak görev yapan davacının da anılan Kanun’la getirilen haklardan yararlandırılması gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. maddesine göre, ilkokul mezunlarının 15. derecenin 1. kademesinden memuriyete başlayıp, 7. derecenin son kademesine kadar yükselebileceği; ilkokul mezunu olan davacıya 7. derecenin 9. kademesi üzerinden emekli aylığı bağlanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararında belirtilen gerekçeyle, Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, ilkokul mezunu olup; 10/10/1960 tarihinde memuriyete başlamıştır.
20/02/1979 tarih ve 2182 sayılı Kanun’la, memurların kazanılmış hak aylıklarının, öğrenim durumlarına bakılmaksızın ve kadro koşulu aranmaksızın bir üst derecenin aynı kademesine yükseltilmesi öngörülmüştür.
Bu düzenleme kapsamında, davacının kazanılmış hak aylığı, 1 derece ilave edilerek 9. derecenin 3. kademesinden 8. derecenin 3. kademesine yükseltilmiştir.
Davacı, 15/04/1988 tarihinde, 6. derecenin 9. kademesinde iken isteği üzerine emekliye ayrılmıştır.
Emekli Sandığı ile görev yaptığı kurum arasında yapılan yazışmalar neticesinde, davacının intibakı düzeltilerek, 15/05/1988 tarihinde 7. derecenin 9. kademesi üzerinden emekli aylığı bağlanmıştır.
Davacı tarafından, görevde iken 6. derecenin 9. kademesi üzerinden aylık aldığı halde, emekli aylıklarının 7. derecenin 9. kademesi üzerinden ödendiğinden bahisle, intibakının düzeltilmesi talebiyle 06/01/2014 tarihinde yapılan başvurunun reddi üzerine, temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. maddesinin “(A) Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasında; memurların öğrenim durumlarına göre, memuriyete başlangıç dereceleri ve yükselebilecekleri azami dereceler belirlenmiş; aynı maddede ilkokul mezunlarının 15. derecenin 1. kademesinden memuriyete başlayıp, 7. derecenin son (9.) kademesine kadar yükselebilecekleri kurala bağlanmıştır.
657 sayılı Kanun’un, 20/02/1979 tarih ve 2182 sayılı Kanun’la eklenen, Ek Geçici 1. maddesinde; “Bu kanun ve ek geçici maddelerine göre aylık almakta olan personelin bu Kanunla iktisap ettikleri kazanılmış hak aylıkları bir defaya mahsus olmak üzere öğrenim durumlarında bakılmaksızın ve kadro koşulu aranmaksızın bir üst derecenin aynı kademesine getirilir ve alt derecede bulundukları kademede geçen süre, üst derecedeki kademede geçmiş sayılır.
Birinci fıkra esaslarına göre verilen derece, ek geçici 12 ve 13. maddeler kapsamına giren personelin, emekli keseneğine esas aylık derece ve kademelerine eklenir.
Emekli keseneğine esas aylığı bu Kanuna göre kazanılmış hak aylığının üstünde bulunanlara, birinci fıkra esaslarına göre verilecek derece, kazanılmış hak aylığı ile emekli keseneğine esas aylık derece ve kademelerine ayrı ayrı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.
2182 sayılı Kanun’un 2. maddesinde ise, bu Kanun’un yayımını takip eden ay başından (01/03/1979) itibaren yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun Ek 30. maddesinde de, “İştirakçilerin, emeklilik keseneğine esas olan derece ve kademelerinin mevzuata uygunluğu Sandıkça incelenir, eksik gönderilen kesenek ve karşılık farkları kurumlarından tahsil, fazla gönderilen kesenek ve karşılıklar kurumlarına iade edilir. Sandıkça mevzuata uygun olarak tespit olunacak derece ve kademe üstündeki derece ve kademe aylığı üzerinden emeklilik keseneği kesilmiş olması, iştirakçilere emeklilik bakımından bir hak sağlamaz.” kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. maddesiyle, memurların başlangıç derece ve kademeleri ile azami yükselebilecekleri derece ve kademeler öğrenim durumlarına göre belirlenmiş olup; bu düzenlemeye göre, ilkokul mezunlarının 15. derecenin 1. kademesinden memuriyete başlayacakları ve 7. derecenin son (9.) kademesine kadar yükselebilecekleri kurala bağlanmıştır.
Diğer taraftan, 01/03/1979 tarihinde yürürlüğe giren 2182 sayılı Kanun’la getirilen Ek Geçici 1. maddeyle, memurların kazanılmış hak aylıklarının bir defaya mahsus olmak üzere, öğrenim durumlarına bakılmaksızın ve kadro koşulu aranmaksızın bir üst derecenin aynı kademesine yükseltilmesi öngörülmüştür.
2182 sayılı Kanun’la getirilen bu düzenlemeyle, 01/03/1979 tarihi itibarıyla, tüm memurların kazanılmış hak aylıklarına 1 derece ilave edileceği; ayrıca öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri azami derecelerine ulaşanların da, öğrenim durumuna bakılmaksızın bir üst dereceye yükseltileceği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, 2182 sayılı Kanun’la memurlara verilen ilave 1 derecenin, 01/03/1979 tarihi itibarıyla uygulanması gerekmekte olup; bu düzenlemenin yürürlük tarihinin değiştirilerek, 01/03/1979 tarihinden sonra, öğrenim durumları itibarıyla yükselebilecekleri azami dereceye ulaşanlara uygulanmasının mümkün bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, ilkokul mezunu olan davacının 2182 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 01/03/1979 tarihi itibarıyla 9. derecenin 3. kademesinde bulunduğu, bu düzenleme kapsamında bir derece ilave edilmek suretiyle 8. derecenin 3. kademesine yükseltildiği ve söz konusu tarih itibarıyla öğrenim durumuna göre yükselebileceği azami (7.) dereceye henüz ulaşmadığı dikkate alındığında; 01/03/1979 tarihinden sonra, yükselebileceği azami (7.) dereceye terfi eden davacının, 2182 sayılı Kanun kapsamında 6. derecenin 9. kademesine yükseltilmemesine yönelik tesis edilen işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Nitekim, benzer nitelikte bir uyuşmazlıkta, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 27/11/1998 tarih ve E:1996/330, K:1998/596 sayılı karar da bu yöndedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 11/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.