Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/106 E. 2015/3065 K. 17.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/106
KARAR NO : 2015/3065
KARAR TARİHİ : 17.02.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlular tarafından 24.06.2014 tarihinde icra mahkemesine yapılan başvuruda, takip dosyasında kendi adlarına çıkarılan ödeme emrinin diğer takip borçlusu şirkete tebliğ edildiğini, tebligat yapılan şirketin kendilerinin acentası ya da temsilcisi olmadığını, usulsüz tebliğ nedeniyle takipten 18.06.2014 tarihinde haberdar olduklarını, borca ve takibe yaptıkları itirazın icra müdürlüğünce 18.06.2014-24.06.2014 tarihlerinde reddedildiğini ileri sürerek şikayette bulunulmuş, mahkemece borçlular tarafından icra mahkemesine usulsüz tebliğ şikayetinde bulunulmadan, doğrudan icra müdürlüğüne müracaat edilerek takibin durdurulması yönünde talepte bulunulduğu, buna göre ödeme emri tebliğ tarihine göre icra müdürlüğüne yapılan itirazın süreden reddi gerektiği, icra müdürlüğünün ret kararının sonucu itibariyle yerinde olduğu kabul edilerek, şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.
Somut olayda; alacaklı tarafından taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan örnek 8 takipte, şikayet eden borçlulara çıkartılan ödeme emri tebligatlarının kendi adlarına izafeten …. şirketine 24.03.2014 tarihinde tebliğ edildiği, takibe 18.06.2014 ile 19.06.2014 tarihinde yaptıkları itirazın icra müdürlüğünce dosyada taraf olmadıkları gerekçesiyle 18.06.2014-24.06.2014 tarihlerinde reddedildiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, borçluların aynı zamanda usulsüz tebligat şikayetinde bulundukları ve ödeme emri tebligatından haberdar olduklarını beyan ettikleri tarihe göre şikayetin İİK’nun 16/1. maddesine göre süresinde olduğu kabul edilerek, ödeme emri tebligatının usulsüzlüğüne yönelik şikayetin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.