YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/28005
KARAR NO : 2015/22978
KARAR TARİHİ : 02.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kamu davasına katılma istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen müşteki şirket vekilinin 5271 sayılı CMK’nın 237/2 ve 238. maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan … Ecza Deposu Ticaret A.Ş’de satın alma şefi olarak çalışan sanığın, 2008 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarında katılan şirketin ilaç üreten 26 üreteci firmadan almış olduğu ilaçlardan satış iskontosu kabul etmeyerek ve adı geçen şirketin emtialarını % 30’a varan iskontolarla dört eczane vasıtasıyla satarak katılan şirketi 358.467,00 TL zarara uğrattığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, müştekinin anlatımları ile katılan şirketin Türkiye’nin ilaç dağıtımının % 40’ını gerçekleştiren firmanın ilaç üretim firmaları ile yapmış olduğu kotalı ilaç satım anlaşmalarına göre mevcut ilaçların satımı ile ilgili şube düzeyindeki belirlenen kotaların aşılmaması hususunda görevlendirildiği, şubelerinde bir kısım tanıdık, bildik eczanelere bu malları satılmış gibi gösterip üreteci firmadan prim aldıktan sonra iade olarak evrak üzerinde geri iadeye dönüştürdükleri, şirket yetkililerinin her ay düzenli kar – zarar hesabı yaptığı, tanıklarında anlattığı gibi sanığın şirketin belirlediği fiyat ve iskonto üzerinden satış yapamayacağı, yapılan satışların tümünün fatura üzerinden yapıldığı, sanığın bu satışlardan herhangi bir menfaat elde ettiğine dair bir delilin bulunmadığı, belirlenen zararın şirketin kotayı aşmış gibi gösterip ilaçların geri alınmasını kabul etmeyen üreteci firmanın kota primlerini vermeyince bu karların elde edilememesinden kaynaklandığı, sanığın atılı suçu işlemediği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02.04.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.