YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/13235
KARAR NO : 2015/24880
KARAR TARİHİ : 06.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, katılan-sanık …’in temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Katılan-sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında;
Temyiz inceleme isteminin reddine dair 17/12/2013 tarih ve 2013/427 esas 2013/688 karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden; bu karara yönelik sanığın 02.01.2014 havale tarihli dilekçesiyle vaki temyiz itirazlarının reddiyle, anılan “ek kararın” ONANMASINA,
3-Katılan-sanık … hakkında tehdit suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde;
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya,onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Katılan … ile sanık …’in daha önceden arkadaş oldukları ancak aralarının açık olduğu, sanık …’ın katılan … ile görüşmek üzere …’ın cep telefonunu aradığı, telefona kız arkadaşı tanık …’ın çıktığı, …’ya hitaben …’ı kastederek “sinkaf edeceğini” söylediği somut olayda, sanığın eyleminin TCK’nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen “kendisinin veya yakınının cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit” suçunu oluşturduğu anlaşılmakla mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, katılanın haksız tahrik olarak kabul edilen eyleminin neden ibaret olduğu açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle TCK’nın 29. maddesi uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.