Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/3471 E. 2015/13229 K. 11.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3471
KARAR NO : 2015/13229
KARAR TARİHİ : 11.05.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, asıl borçlu … ile icra kefili olan eşi Merve Ulaş’ın icra mahkemesine başvurarak, diğer şikayetleri yanında ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini, icra kefiline örnek (4-5) nolu icra emri çıkartılması gerekirken, örnek (10) nolu ödeme emri gönderildiğinden yapılan işlemin usulsüz olduğunu ileri sürdükleri, ayrıca icra kefilliği işleminin de iptalini talep ettikleri, mahkemece, süresinde olmadığı gerekçesiyle tüm istemlerin reddine karar verildiği görülmüştür.
Dairemizin 08/05/2014 tarih ve 2014/10685 E.-2014/13708 K. sayılı bozma ilamında, borçlu …’ın ödeme emrinin tebliğine ilişkin şikayetinin kabulü ile borçlunun süresinde olan diğer şikayetlerinin incelenmesi, ayrıca icra kefili olan Merve Ulaş’ın icra kefilliğine ilişkin şikayetlerinin süreye tâbi olmaması nedeniyle esasının incelenerek karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Borçluların icra mahkemesine başvuruları şikayet niteliğinde olup, şikayetler hakkında uygulanması gereken İİK’nun 18/3. maddesine göre; “Aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir…” Açıklanan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere, mahkemece, başvurunun şikayet niteliğinde olduğu gözetilerek, taraflar duruşmaya gelmeseler bile işin esasının incelenerek gereken karaın verilmesi zorunludur.
Bu durumda, Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince; borçlu …’a yapılan ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesi ve buna göre hacze yönelik şikayetin ve ayrıca borçlu Merve Ulaş’ın icra kefaletine ilişkin şikayetinin esaslarının incelenerek gerekli kararın verilmesi gerekirken, borçluların duruşmaya gelmediklerinden bahisle şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.