YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8502
KARAR NO : 2015/17223
KARAR TARİHİ : 22.06.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak ”…” ve … ‘a kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ödeme emri gönderilmesine ilişkin icra müdürlüğünden talepte bulunulduğu, bonoda keşideci ya da aval veren sıfatıyla isminin geçmediğinden bahisle … yönünden icra müdürlüğünce talebin reddedildiği, alacaklının icra müdürlüğü kararına karşı yaptığı şikayetin icra mahkemesince reddedildiği anlaşılmaktadır.
İİK.’nun 168. maddesinde ”İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir.” hükmüne yer verilmiştir.
TTK.’nun 776/1-g maddesi gereğince ise, takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıması için ” bonoyu düzenleyenin imzasını” ihtiva etmesi zorunludur. Anılan maddede sorumluluk için sadece imzadan söz edilmiş, birden fazla imzanın bulunması koşul olarak kabul edilmemiştir. TTK.’nun 778. maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken 677. maddesi gereğince de şirketin münferiden temsile yetkili temsilcinin şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu imza bizatihi kendisini sorumlu kılar. Yine TTK.’nun 778.maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 701. ve 702/1.maddeleri uyarınca ise, keşideci imzası dışında bononun ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayılır. Aval için sadece imza yeterli olup, ayrıca ad ve soyadının yazılması gerekli değildir.
Somut olayda, takibe konu bonoda keşideci olarak ”…” kaşesi bulunmakta olup; imzalardan bir tanesinin anılan şirket kaşesi üzerinde yer aldığı, diğer imzanın ise; şirket kaşesi dışında açığa atıldığı görülmektedir. Bu durumda, takip konusu bononun keşideci bölümünde şirket kaşesi üzerine atılan imzanın sözü edilen şirket ve senedin ön yüzüne atılan diğer imzanın ise, imza sahibinin şahsı adına atılmış olduğunun kabulü zorunludur. Zira, senetteki borçtan sorumlu olmak için keşidecinin tek imzası yeterli olup; bononun ön yüzündeki ikinci imzanın atılması zorunluluğu olmadığından şirket kaşesi dışına atılan imza aval olarak değerlendirilir
Öte yandan, İİK.’nun 168. maddesinde icra memuruna kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu takipte, sadece senedin kambiyo senedi olup olmadığını ve vadesinin gelip gelmediğini denetleme yetkisi verilmiştir. Bir başka ifade ile icra memurunun bu iki unsur dışında diğer hususları inceleme yetkisi yoktur. Diğer taraftan, hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılmak istenen …’ın, …’ni münferiden temsile yetkili olduğu icra dosyası kapsamında bulunan … ile de sabittir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, borçluluk durumu; borçlunun İİK.’nun 169. ve bunu izleyen maddeler uyarınca yapacağı itiraz üzerine icra mahkemesince değerlendirilebilecek bir husustur.
Tüm bu açıklamalar ışığında, icra memurunun takip talebinde ”…” ile birlikte borçlu olarak gösterilen …’a kambiyo senetlerine özgü haciz yoluna ilişkin ödeme emri göndermekten imtina edemeyeceği açıktır.
O halde, mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.