Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/9389 E. 2015/17287 K. 22.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9389
KARAR NO : 2015/17287
KARAR TARİHİ : 22.06.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz nedenleri yerinde değil ise de;
Borçlunun şikayet yoluyla İcra Mahkemesi’ne yaptığı başvuruda, diğer şikayet nedenleri ile birlikte yurt genelinde tirajı 50.000’in üzerinde bir gazetede satış ilanının yapılmadığını belirterek ihalenin feshini talep ettiği, Mahkemece satış kararı uyarınca kanundaki şartları taşımayan bir gazetede ilan yapıldığı gerekçesiyle istemin kabulüne ve ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlu diğer şikayet sebepleri yanında kendisine yapılan satış ilanı tebligatlarının da usulsüz olduğunu ileri sürmüştür. Dosya içeriğinden borçluya 14.10.2014 ve 20.10.2014 tarihinde olmak üzere iki kez satış ilanının tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Borçluya 14.10.2014 tarihinde yapılan satış ilanının tebliğine ilişkin tebligat parçasının incelenmesinde borçlunun Mernis adresinde TK’nun 21/1. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı görülmektedir. Somut olayda borçluya gönderilen satış ilanı tebligatının incelenmesinde ; isim ve imzadan imtina eden komşunun beyanına göre muhatabın dışarıda olduğu tespit edilerek TK’nun 21/1. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı anlaşılmaktadır. Tebliğ memurunun, satış ilanının tebliğinde; muhatabın adreste bulunmama sebebini, borçlunun adresinden geçici mi, yoksa sürekli mi ayrıldığını, tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceğini, dönecekse ne zaman döneceğini tevsik etmeden “dışarıda” şeklindeki tebliğ işlemi, 7201 Sayılı Kanun’un 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği’nin 35.maddesi gereğince usulsüzdür. Ayrıca tebliğ memurunun araştırma yaptığı komşunun adını tespit etmesi, en azından belirlenebilir şekilde ifade etmesi gerekmektedir. Zira bu belgelerne işlemi, devamı işlemleri belirlemesi yanında muamelenin doğru olup olmadığına karar verilmesi yönünden yardımcı olacak ve tebliği isteyen makam ve hakimin denetimini sağlayacaktır.
Borçluya 20.10.2014 tarihinde yapılan satış ilanının tebliği ise TK’nun 16. maddesi uyarınca borçlunun konutunda gerçekleştirilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat” başlıklı 16. maddesinde “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” hükmü ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesinde “Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” hükmü yer almaktadır. İhalenin feshini isteyen şikayetçi borçluya satış ilanının “oğlu …” imzasına tebliğ edildiği açıklaması ile Tebligat Kanunu’nun 16. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Satış ilanının anılan yasal düzenleme ve yönetmelik hükmü uyarınca muhatap borçlunun adreste bulunup bulunmadığı tespit edilmeksizin aynı konutta oturan oğluna tebliğ edilmesi usulsüzdür.
İİK’nun 127. maddesi gereğince, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
O halde mahkemece, satış ilanının usulsüz tebliği sebebiyle de şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, sadece yazılı gerekçeyle istemin kabulüne ve ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.