YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3942
KARAR NO : 2015/11449
KARAR TARİHİ : 13.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı idare tarafından düzenlenen ihaleye iştirak ederek hizmet ihalesini kazandığını, edimini sözleşme kapsamında ifa etmesine rağmen davalının 5510 sayılı yasanın 810/1-ı maddesine ve sözleşmeye aykırı olarak hakediş ödemelerinden kesintiler yaptığını ileri sürerek 6.355,55 TL’nin kesinti tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 6.355,55 TL’nin kesinti tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-6100 sayılı HMK.nun 297/2.maddesinde “…hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” denilmek suretiyle, mahkeme hükmünde bulunması gereken hususlar belirtilmiş bulunulmaktadır. Anılan yasa hükmü uyarınca kararın hüküm kısmının mutlak şekilde açık ve şüphe uyandırmayacak şekilde yazılması gerekli ve zorunludur. Temyize konu mahkeme kararının incelenmesinde hüküm kısmında, hükmedilen miktarın hakediş üzerinde yapılan kesinti tarihinden itibaren faiz ile tahsiline karar verilmiş ve ancak kesinti tarihleri belirtilmemiştir. Öte yandan kararın gerekçesinde atıf yapılan bilirkişi raporunda da kesinti tarihleri gösterilmemeştir. Hal böyle olunca faizin başlangıç tarihinin karar yerinde açık ve tereddütsüz olarak gösterildiğinden söz edilemeyeceği gibi, hüküm bu haliyle infazda tereddüt uyandıracak niteliktedir. Bahsi geçen bu husus ise az yukarıda değinilen yasa hükmüne aykırıdır. Mahkemece faizin başlangıç tarihinin açık ve şüphe uyandırmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın (2) numaralı bent uyarınca BOZULMASINA, 13/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.