YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/28963
KARAR NO : 2015/28040
KARAR TARİHİ : 30.09.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı…..’dan Türkiye’ye göç ettikten sonra Türkiye’de inşaa edilen göçmen konutlarından bir daire satın aldığını, taşınmazın tahsisinden önce 1991 ve 1992 yıllarında 9.00.TL avans ve peşinat yatırdığını, bu paranın ödemelerinden mahsup edilmesi gerekirken, bunun yapılmadığını ileri sürerek, 9.00.TL.’ nın denkleştirici adalet ilkesi gereği güncellenmiş değerinden şimdilik 3.000.00.TL.’ nın tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 11.408.92.TL.’ na yükseltmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemenin, bilirkişi raporu hükme esas alınarak toplam 11.408.92.TL.’ nın davalılardan müteselsilen tahsiline dair 12.10.2010 tarih ve 2010/96 Esas 2010/494 Karar sayılı kararının davalılar tarafından temyizi üzerine Dairemizce davalılar yararına bozulması üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemenin 12.10.2010 tarih ve 2010/96 Esas 2010/494 Karar sayılı kararının davalılar tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.06.2011 tarih ve… Esas … Karar sayılı ilamı ile “…Başbakanlıkça….. yaptırılan göçmen konutlarından bir dairenin, davacı….’in başvurusu üzerine kendisine tahsis edilip taahhütname alınarak,…. ile davacı arasında kredi sözleşmesi düzenlenmiş, bilahare tapusu da devir edilmiştir. Davacı, dairenin kendisine tahsis edilmesinden ve kredi sözleşmesi imzalanmasından önce 1991-1992 yıllarında yaptığı 9.000.000 lira ödemenin, kredi borcundan mahsup edilmediği iddiası ile bu davayı açmıştır. Mahkemece, davacı tarafından yapılan ödemelerin dava tarihi itibariyle ulaştığı değerin 11.408,92.TL olduğu bilirkişi raporu ile belirlenmiş ve bu bedele hükmedilmiştir. Ne var ki davalılar, davacı tarafından yapılan ödemelerin taksit ödemeleri sırasında nazara alınarak taksitlerden mahsup yapıldığını temyiz aşamasında bildirmişlerdir. Ödeme def’i davanın her aşamasında ileri sürülebileceğinden davacının taksit ödemelerinden mahsup işlemi yapılıp yapılmadığı hususunda araştırılıp belgeleri getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi…” yönünde davalılar yararına hükmün bozulması üzerine, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bu husus davalılar yararına, bozma ilamı dışında kalan hususlarda davacı yararına usulü kazanılmış hak niteliğindedir. Bozma ilamına uyulduktan sonra mahkemece,…. banka borçlanma sözleşmesi, borçlandırma senedi, ek sözleşme, hesap döküm listesi ve borç kapama hesap ekstresi istenmiş, yine….’ den dava konusu taşınmaz ile ilgili tanzim edilen kesin hesap özeti talep edilmiş, anılan belgelerin gelmesinden sonra bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiş, anılan belgeler celbedildikten sonra bilirkişiden ek rapor alınması ara kararından vazgeçilerek gelen yazı cevapları, kurumlar arası iç yazışmalara göre, göçmen konutları projesi kapsamında bir çok yerde yatırılan avansların mahsup edildiği bu nedenle davacının aldığı konut içinde yatırdığı avansın mahsup işlemine tabi tutulduğunun kabul edilmesinin zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; taraflardan ve ilgili kurumlardan celbedilen yazı ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadan ve mahsup işleminin yapılıp yapılmadığı somut olarak kanıtlanmadan sadece celbedilen yazılar ve belgelerdeki soyut ifadeler üzerine varsayıma dayalı olarak ödenen peşinatın mahsup edildiğinin kabulü yürürlükteki mevzuata ve evrensel hukuk ilkelerine aykırıdır. Bu durum Anayasa Mahkemesi’ nin 17.07.2014 tarih ve 2013/4495 Başvuru sayılı ilamında da açıkça belirtilmiştir. O halde mahkemece, ödenen peşinatın mahsup edilip edilmediği yönünde, tüm belgeler üzerinde taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, ödenen peşinatın mahsup edildiği somut olarak kanıtlandığı takdirde davanın reddine şayet mahsup işlemi somut olarak kanıtlanamıyorsa davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yanlış gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.