Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/20802 E. 2015/28033 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20802
KARAR NO : 2015/28033
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafından hataya düşürülerek 18.08.2013 tarihinde devre mülk sözleşmesi imzaladığını, 50.00.TL peşinat verdiğini ve sözleşmeye de 19.08.2013 tarihinde 7.750.00.TL ödeyeceğinin yazılı olduğunu, sözleşmenin arasında farkettirmeden davalının birde bono imzalatmış olduğunu, 20.08.2013 tarihinde gönderdiği ve 04.09.2013 tarihinde tebliğ olunan ihbarname ile sözleşmeden caydığını ve ödediği 50.00.TL’ nın iadesini istediğini, 09.09.2013 tarihinde davalının cayma talebini kabul etmediğini ve 4.000.00.TL cezai şart ödemesi gerektiğinin ihtarnameye cevap ile bildirdiğini ve 10.09.2013 tarihinde de aleyhine 7.750.00.TL bedelli bonoya istinaden haksız ve kötüniyetli olarak icra takibinde bulunulduğunu ileri sürerek bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile vaki icra takibinin iptaline, ödenen 50.00.TL’ nın 18.08.2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile sözleşmenin iptaline, ödenen 50.00.TL’ nın noter ihtarnamesinin tebliğ tarihi olan 25.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının… İcra Müdürlüğünün 2013/6893Esas sayılı dosyası ve 18.08.2013 tanzim 19.08.2013 vade tarihli 7.750.00.TL bedelli bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olduğu tespit edilemediğinden bu hususta davacının talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki 2. ve 3. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı tacir olduğundan davacı, alacağının avans faizi ile tahsilini isteyebilir. Ayrıca her ne kadar mahkemece, ihtarnamenin tebliğ tarihi olarak kararda 25.09.2013 tarihi yazılmış ise de ihtarnamenin 04.09.2013 tarihinde tebliğ edildiği de dosya kapsamı ile sabittir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen alacağa 04.09.2013 tarihinden itibaren avans faizi yürütülecek şekilde karar verilmesi gerekirken 25.09.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-İİK.’nun 67/2 maddesinde “…. takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine, kötüniyet tazminatına mahkum edilir” hükmü getirilmiştir. Yani kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, haksız olmasının yanı sıra alacaklı davalının ayrıca kötüniyetli olması da gerekir. Her ne kadar mahkemece, davalının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığı gerekçesi ile davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de; Davacı tarafından 18.08.2013 tarihli devre mülk sözleşmesinden 20.08.2013 tarihli ihbarname ile cayılmasına ve bunun davalıya 04.09.2013 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından 09.09.2013 tarihinde sözleşmenin feshinin haksız olduğu ve bundan dolayı da 4.000.00.TL cezai şart ödenmesi gerektiği yönünde ihtarnameye cevap verildiği ve bütün bunlardan sonra davalı tarafından 10.09.2013 tarihinde davacı aleyhine 7.750.00.TL bedelli bonoya istinaden icra takibinde bulunulduğu buna göre yasal süreler içinde haklı olarak feshedilen sözleşmeye rağmen davalının icra takibinde bulunmasının haksız ve kötüniyetli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bent gereğince hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 399,57 TL harcın davalıdan alınmasına, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.