YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/34725
KARAR NO : 2015/28022
KARAR TARİHİ : 30.09.2015
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı, davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı … vekili avukat …’ın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 26.08.2009 tarihinde danışmanlık sözleşmesi imzaladığını….’nin genç istihdamının desteklenmesi hibe programı kapsamında tahsis ettiği hibe fonlarından yararlanmak için davalı namına proje hibe başvurusunu hazırlayarak sunduğunu ve başvurunun…. tarafmdan kabul edilmesine rağmen davalının haksız olarak sözleşme imzalamaktan vazgeçildiğini, sözleşmeye göre proje kabul edildiğinde proje bedelinin %10’unun kendisine ücret olarak ödenmesi gerekirken ödenmediğini ayrıca gidiş geliş yol ve uçak masraflarının da ödenmediğini ileri sürerek bu bedellerin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1.794.20.TL’ nın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Davalının temyizi yönünden; 14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.’ nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal smır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanm 19. maddesi uyarınca 01.01.2014 tarihinden itibaren 1.890.00.TL.’ ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 23.2.2005 gün ve Esas 2005/13-32, Karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay Daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.06.2015 tarih ve 2013/22-2223 Esas 2015/1536 Karar sayılı kararı gereğince, tarafların temyiz talebinde bulunup bulunamayacakları davanın kabul ve red miktarlarına göre ayrı ayrı belirlenecektir. Temyiz eden davalı tarafından talep edilen miktara göre kabul edilen miktar karar tarihi itibariyle 1.890.00. TL.’yi geçmediğinden HUMK.’ nun 5219 saydı yasa ile değiştirilen 427. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalının temyiz hakkı bulunmamaktadır.
O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacının temyiz itirazları yönünden: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalının temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. bent gereğince davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine verilmesine, 2,95 TL harcın davacıya iadesine, peşin alınan 30,65 TL harcın davalıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.