Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/40303 E. 2015/37152 K. 17.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/40303
KARAR NO : 2015/37152
KARAR TARİHİ : 17.12.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, aralarındaki ihale sözleşmesi gereği hizmet veren davalı nezdinde çalışan işçinin iş alacaklarının tahsili yönünde başlattığı ilamlı icra takibinde 20.949,72 TL ödemek zorunda kaldıklarını, bu bedelden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 20.949,72 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 27.6.2013 tarih, … 17810 karar sayılı bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile 10.474,86 TL nin davalıdan faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davalı şirket dava dışı işçinin son işvereni olup ihbar tazminatının tamamından tek başına sorumlu olacak ise de, diğer iş alacağı kalemleri yönünden bozma ilamımızda belirtilen taraflar arasındaki sözleşmede iş alacaklarından sorumluluğa ilişkin açık hüküm bulunmaması nedenine dayalı yarı yarıya sorumluluk esası, davalının işçiyi kendi bünyesinde çalıştırdığı süre üzerinden yapılacak oranlama ile sınırlıdır. Dosyada mevcut bilirkişi raporunda, işçinin talep ettiği alacak kalemleri ile davalı ve dava dışı şirketler nezdinde çalıştığı süreler gözönünde bulundurularak yapılmış herhangi bir inceleme bulunmamaktadır. Bu halde mahkemece bu yönde ek rapor alınmak suretiyle davalının sorumlu olduğu miktarın yerleşik yargıtay uygulamaları çerçevesinde belirlenmesi gerekirken, bozma ilamı yanlış yorumlanarak ödenen bedelin tümünün yarısı üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.