YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27198
KARAR NO : 2015/37314
KARAR TARİHİ : 21.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, bu işlem nedeniyle davalı bankanın kendisinden dosya masrafı ücreti adı altında kesinti yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik 10,00 TL’nin kesinti tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında bu talebini 5.693,75 TL ye çıkarmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı yanca temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki dava ile, davalı banka ile imzaladığı kredi sözleşmesi nedeni ile kendisinden farklı isimler altında tahsil edilen bedellerin iadesini istemekte olup, dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, davalı banka tacir olup, yaptığı masrafları tüketiciden isteme hakkı bulunduğu anlaşılmakta ise de, somut uyuşmazlığın tüketici hukukundan kaynaklandığı da gözetildiğinde, bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli dosya masraflarını tüketiciden isteyebileceğinin kabulü gerekir. Mahkemece, kredi sözleşmesi kapsamında yapılan sigorta primlerinin de davacıya iadesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, davalı bankanın kredi borçlusuna hayat sigortası ve sözleşme ile ipotek alınan konuta sigorta yaptırmasındaki asıl amacının, kredi borcunu teminat altına almak olduğu ve anılan sigortalar ile kredi borçlusunun belli bir prim ödeme borcu altına girdiği anlaşılmakla birlikte, sigorta kapsamına alınmasında davacı sigortalının da bir menfaatinin olduğu açıktır. Bu nedenle, sözleşme kapsamında davacıdan tahsil edilen belgeli (poliçe) sigorta primlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi isabetsizdir. Diğer yandan, davaya konu kredi sözleşmesine esas hesap özeti dosya içine alınmamış olduğu gibi iadesine karar verilen bir kısım kesintinin dava tarihinden sonra yapıldığı görülmüş olup, dava tarihinden sonra yapılan kesintilerin davaya konu edilemeyeceğinin gözetilmemesi de yerinde değildir. O halde mahkemece, öncelikle uyuşmazlığa konu kredi sözleşmesine ait hesap özeti ile birlikte taraflardan tüm delilleri ile varsa karşı delilleri sorulup alınmalı ve gerektiğinde bilirkişi raporu da alınarak açıklanan hususlarla birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme sonucu ve yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 21/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.