Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/8045 E. 2016/5867 K. 04.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8045
KARAR NO : 2016/5867
KARAR TARİHİ : 04.04.2016

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalıya ait işyerinde 1982/4, 1983/1-2-3, 1984/1-2. dönemlerde geçen ve Kurum kayıtlarında görünmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işyerinin 1.6.1976 tarihinde Kanun kapsamına alındığı, dava konusu döneme ilişkin dönem bordrolarının getirtildiği, davacının davalı işyerinde 1982/4. dönemde 36 gün, 1983/1. dönemde 120 gün, 1983/3. dönemde 120 gün, 1984/1. dönemde 120 gün, 1984/2. dönemde 120 gün malûllük, yaşlılık, ölüm sigortalarına tabi olmayanlara ait bordrolarla Kuruma bildirildiği, 1984/3. dönemde 89 gün, 1985/1. dönemde 110 gün, 1985/2. dönemde 120 gün, 1985/3.dönemde 90 gün, 1986/1. dönemde 54 gün tüm sigorta kollarına tabi çalışmalarının Kuruma bildirildiği, davacının 7.3.1986 – 8.9.1987 tarihleri arasında askerlik görevini yaptığı, bilirkişi raporu alındığı, davacı tanıkları ve bir kısım bordro tanıklarının dinlendiği, davacının dava konusu dönemde işyerinde kaynakçı olarak çalıştığı, doğumlu olan davacının işe başladığı tarihinde henüz yaşında olduğu ve dava konusu dönemde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılmaktadır.
506 sayılı Kanun’un 2’nci maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6’ncı madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. Aynı Kanun’un “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/II-B maddesinde; “Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanunun 35’inci maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü öngörülmüştür.
3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 3. maddesi çırağı; “çıraklık sözleşmesi esaslarına göre bir meslek alanında mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını iş içerisinde geliştirilen kişi” olarak tanımlanmıştır.
Anılan Kanun’un “Çıraklık Şartları” başlıklı 10’uncu maddesine göre çırak olabilmek için,
a)14 yaşını doldurmuş, 19 yaşından gün almamış olmak. (Bu bentte yer alan “onüç yaşını” ibaresi, 16/8/1997 tarih ve 4306 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle “ondört yaşını” olarak değiştirilmiştir.)
b)En az ilköğretim okulu mezunu olmak.
c)Bünyesi ve sağlık durumu gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak gerekmektedir.
Yargıtay 06.11.2013 gün ve sayılı kararında çıraklık sözleşmesi ve çıraklık şartları ile ilgili olarak; “…Sözü edilen öğrencilerin sigortalı sayılmamaları, ‘tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri’nin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürüdür. Bir başka anlatımla, bu işler – anlamında sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile- belirgin olarak öğrenim çevresine girmektedir. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda, esasen bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme hali de söz konusu değildir.
Öte yandan, 3308 sayılı Kanun’un 13. maddesinde, işyeri sahibinin çırağı çalıştırmaya başlamadan önce bunların velisi veya vasisi veya reşit ise kendisi ile yazılı çıraklık sözleşmesi yapma zorunluluğundan bahsedilmekte ise de, Yargıtay 11.06.2003 gün ve sayılı kararında da belirtildiği üzere, yazılı çıraklık sözleşmesinin bulunmaması çıraklık ilişkisinin oluşumu bakımından geçerlilik koşulu sayılmamaktadır. Yazılı sözleşme bulunmadığı durumlarda da işyeri çalışma düzeni çalıştırılan kişinin yaşı, aldığı ücret, mesleği öğrenme gibi unsurlar dikkate alınarak sonuca gidilmelidir….” denilmiştir.
Somut olayda, davacının işi kaynakçılık olup ağır ve tehlikeli işlerdendir. Davacı nizalı dönemde henüz 18 yaşından küçük olduğundan yaptığı işin mahiyeti gereği çırak olarak çalışabilir. 18 yaşından küçüklerin ağır ve tehlikeli işlerde çalışması yasal olmadığı gibi makul de değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınmadan davanın reddi yerine yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davalılardan .. ‘ne iadesine
04.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.