Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/11808 E. 2015/24481 K. 15.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11808
KARAR NO : 2015/24481
KARAR TARİHİ : 15.10.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
Alacaklı tarafından, borçlu aleyhinde iki adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takibe karşı, borçlu şirket vekilinin, müvekkili şirketin temsil ve ilzamı için çift imzanın gerekli olduğunu, takibe konu bonolarda yer alan imzanın şirket yetkililerinden …’nin imzasının bulunmadığını, borcun tamamını ve fer’ilerinin kabul etmediklerini ileri sürerek müvekkili aleyhindeki takibin iptali ile alacaklının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan bonolarda tek imza bulunduğu gerekçesiyle imza itirazının kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, takip konusu bonolardan tanzim tarihi 28.05.2012 olan bonoda iki ayrı imzanın bulunduğu, dosyaya ibraz edilen … 6. Noterliği’ninin 26.05.2010 tarihli imza sirkülerine göre borçlu ….’ni temsil ve ilzama yetkili kişilerin, … ve …. olup bahsi geçen yetkili kişilerin şirket unvanı veya kaşesi altına atacakları müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındıkları, 03.10.2012 tarihinde ise şirket müdürlerinden ….’in müdürlük görevinin sona erdiği görülmüştür.
Takip dayanağı tanzim tarihi 28.05.2012 olan bonodaki imzaların borçlu şirket yetkilillerine ait olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, Mahkemece; tanzim tarihi 28.05.2012 olan bono yönünden şirketi temsile yetkili olan … ve ….’in imzalarının bulunduğu belge asılları toplanarak, borçlu şirket adına atılan imzaların adı geçen yetkililere ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), borçlunun temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.