YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1406
KARAR NO : 2015/37474
KARAR TARİHİ : 22.12.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davalı…vekili avukat … . ile davacı vekili avukat …’nun gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, müvekillerinin, “…. salonu, kafe ve diğer peyzaj ve sosyal alanların etrafı çevrili site içinde gösterildiğini, ancak yapılan araştırma sonucunda da bu sosyal tesislerin kamuya ait arazi içerisinde bulunduğunun anlaşıldığını, sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediğini, bu durumun eksik ve ayıplı işler kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, açıklanan nedenle konutunun değer kaybettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik istenebilecek zarardan 29.800,00- TL’nin, bunun mümkün olmaması halinde 29.800,00 TL değer kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, talebin zaman aşımına uğradığını, davacıya satılan malda herhangi bir ayıbın bulunmadığını, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, eksik ve ayıp bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, satış esnasında sunulan projede ve tanıtımlarda belirtilen ancak eksik yapılan işler nedeni ile davacıların satın aldığı dairede oluşan değer kaybının ödetilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece, taşınmazın 01.10.2002’de teslim edildiği, söz konusu sosyal tesislerin mülkiyetinin …Belediyesine hibe edilen ve kamuya terk edilen alanda yapılmış olduğu, alıcının satın alma kararını etkilediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; somut olayda; 4077 sayılı yasada düzenlenen “eksik ifa” söz konusu olup, 4077 sayılı Yasanın 30. maddesine göre, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, sözleşmeden kaynaklanan edimin ifasındaki dava konusu eksiklikler nedeniyle davacının 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde satıcının sorumluluğuna gidebileceği kabul edilmelidir (Bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 23.11.2011 gün, Esas No: …Sayılı İlamı). Bu tespitten sonra davalının zamanaşımı itirazının incelenmesinde; mahkemece her ne kadar konutun teslim tarihi 01.10.2002 olarak kabul edilse de; davalının cevap dilekçesinde davacılara konutun teslim tarihinin 03.09.2002 tarihi olduğunu belirttiği, yine ibraz ettiği “Daire Teslim Tutanağında” da teslim tarihinin 03.09.2002 tarihi olduğu ve davacının da daire teslim tutanaklarına herhangi bir itirazının olmadığı anlaşılmaktadır. Eldeki dava 05.09.2012 tarihinde açılmış olup, teslim tarihi ile dava tarihi arasında 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Hal böyle olunca mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 341,55 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.