YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/47820
KARAR NO : 2015/37498
KARAR TARİHİ : 22.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılara emanet olarak bıraktığı, toplam 37 gram ağırlığındaki iki adet burma bileziğinin iade edilmediğini ileri sürerek, aynen iadesine, olmadığı takdirde ise değeri olan 3.478,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, “Aile Mahkemesi sıfatıyla” bakılan davanın, davalılardan … yönünden reddine, diğer davalı yönünden kabulüne, biri 17 gram, diğeri 20 gram ağırlığında olan üç telli burma bileziğin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde bileziklerin dava tarihindeki değeri olan 3.256,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-4787 sayılı “Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Yasa” nın değişik 4. maddesine göre Aile Mahkemelerinin görevleri üç bent halinde olmak üzere; 1. bentte, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun üçüncü kısmı (vesayet) hariç olmak üzere ikinci kitabı ile 4722 sayılı “Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun”a göre aile hukukundan doğan dava ve işler, 2.bentte, 2675 sayılı “Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun”a göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi, 3.bentte ise, kanunlarla verilen diğer görevler olarak açıklanmıştır.
Somut olayda dava, davacı tarafından davalılara emanet olarak bırakılan iki adet bileziğin aynen iadesi, olmadığı takdirde ise değerinin tahsili istemine ilişkin olup, davalılardan …, davacının babası, diğer davalı ise davacının kız kardeşidir. Taraflar arasındaki ilişki, az yukarda açıklanan Türk Medeni Kanunu’nun, Aile Hukukundan doğan dava ve işler kapsamında değildir. Dava, Borçlar Kanunu kapsamında olan vedia sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Dava konusu olayda, aile hukukuna ilişkin bir uyuşmazlık mevcut olmadığından, davada görevli mahkeme de Aile Mahkemesi değil, genel mahkemedir. O halde mahkemece davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, “Aile Mahkemesi” sıfatıyla bakılmış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, (2) no’lu bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına. , peşin alınan 55,60 TL harcın istek halinde davalı …’ye iadesine, 22/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.