Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/28749 E. 2015/3594 K. 24.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/28749
KARAR NO : 2015/3594
KARAR TARİHİ : 24.02.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibine karşı lehtar ciranta borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda keşideci protesto edilmeden aleyhlerine takip başlatılmayacağı iddiasıyla birlikte imzaya itiraz ederek takibin iptali isteğinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Takip dayanağı bononun tanzim tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK’nun 690. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun’un 626. ve 642/2. maddeleri gereğince, hamilin, lehtara (ilk cirantaya) müracaat edebilmesi, yasal süresi içerisinde, senet keşidecisinin protesto edilmesine bağlıdır.
Somut olayda, alacaklı hamil tarafından keşideciye ödememe protestosu gönderilmediği dosya içeriğinden anlaşılmakta olup; bu halde, alacaklı hamil, senet lehtarı cirantayı takip edemeyeceğinden mahkemece, öncelikle bu husus incelenerek muteriz borçlu hakkındaki takibin İİK’nun 170/a maddesi gereğince iptaline karar verilmesi gerekirken; imza itirazının kabulü ile borçlu şirket aleyhine başlatılan takibin durdurulmasına karar verilmesi belirtilen nedenle doğru bulunmamış ise de; inceleme konusu karar alacaklı tarafından temyiz edildiğinden aleyhe bozma yasağı ilkesi gereğince bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak mahkemece öncelikle alacaklının, kambiyo senetlerine mahsus yol ile takip hakkının bulunmadığı nedeniyle İİK’nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerektiğinden ve bu maddede de tazminata ve para cezasına ilişkin düzenleme bulunmadığından alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İcra Hukuk Mahkemesi’nin 01/07/2014 tarih ve 2013/ 16 Esas, 2014/ 90 Karar sayılı kararının hüküm bölümünde yer alan ”tazminata ve para cezasına” ilişkin 2. ve 3. bentlerinin karar metninden tamamen çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.