YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15577
KARAR NO : 2015/1152
KARAR TARİHİ : 05.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı-birleştirilen davacı vekili tarafından, davalı-birleştirilen davalı aleyhine 11.10.1994-12.02.1992 gününde verilen dilekçeler ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 09.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi birleştirilen davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava ve birleştirilen dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalı, asıl ve birleştirilen davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü birleştirilen davada davacı … vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya kapsamına göre davacı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
Somut olaya gelince, davalı … murislerinden intikal eden 415 parsel sayılı taşınmazdaki payını 26.03.1968 ve 14.02.1969 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile …’ya, 07.12.1984 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile …’a satışını vaadetmiştir. Dava konusu edilen 415 parsel sayılı taşınmaz tapuda … oğlu … adına kayıtlıdır. Tapuda kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemiyle açılan dava sonucu … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/74 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararı ile 415 parsel sayılı taşınmazın malikinin “… oğlu …” iken “… oğlu …” olarak düzeltilmesine karar verilmiş, temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Davalı …’in, … oğlu …’in tek mirasçısı olduğu veraset ilamından anlaşılmakta ise de nüfus kaydında … oğlu … olup veraset ilamı, tapu kaydı ve nüfus kaydı çelişkilidir.
Bu durumda mahkemece, infazda tereddüt yaşanmaması için dava konusu taşınmazın malikinin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarındaki kimlik bilgilerine uygun hale getirilmesi gerekir. Bunun için de davacı tarafa idari yoldan düzeltme yaptırması, gerekirse bu konuda dava açması için yetki ve makul bir süre verilerek tapu sicilinde de gerekli düzeltmeler yapıldıktan ve buna göre taraf teşkili denetlenerek davanın esası hakkında bir karar verilmelidir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar yerine getirilmeden davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı Fevzi Günal vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.