Danıştay Kararı 12. Daire 2018/6278 E. 2021/5538 K. 10.11.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/6278 E.  ,  2021/5538 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6278
Karar No : 2021/5538

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR :
1- (DAVACI) : …
2-
VEKİLİ : Av. …

2- (DAVALI) : …Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 5434 sayılı Kanun kapsamında çalışarak emekli olan davacı tarafından, 30 yılın üstündeki hizmet süresi için emekli ikramiyesi ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali ile 30 yılı aşan hizmet süresine isabet eden ikramiye tutarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince; davacının, 5434 sayılı Kanun’a tabi görevde iken 2001 yılında 31 yıl 5 ay 14 gün hizmet süresi üzerinden emekliye ayrıldığı ve kendisine 30 yıl üzerinden emekli ikramiyesi ödemesi yapıldığı, ardından 2002 yılında ikinci kez 5434 sayılı Kanun’a tabi göreve başladığı ve 10 yıl 4 ay çalıştıktan sonra 2012 yılında ikinci kez emekliye sevk edildiği, ancak ikinci hizmet süresi için ikramiye ödenmediği; 30 fiili hizmet yılından fazla süreler için emekli ikramiyesi ödenmesine engel olan 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle oluşan yeni hukuki duruma göre, davacıya 30 yılın üzerinde bulunan hizmet süresi için emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiğinden, ilk hizmet döneminde, 30 yılı aşan hizmet süresi için emekli ikramiyesi ödenmemesinde hukuka uygunluk bulunmadığı ve 30 yılın üstündeki (1 tam yıl) hizmet süresine karşılık, ilk kez emekli olduğu tarihteki katsayılar dikkate alınarak hesaplanacak emekli ikramiyesi tutarının, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği; öte yandan, 30 yılın üzerindeki hizmet süreleri için emekli ikramiyesi ödenmesine engel olan 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinin ardından, 89. maddenin 8. fıkrasında yer alan, ikinci kez emekli olanlara 30 yıl üzerindeki hizmet süreleri için ikramiye ödenmeyeceğini öngören benzer hükmün de yasa koyucu tarafından yürürlükten kaldırıldığı, bu durumda, ikinci hizmet döneminde davacıya, görev yaptığı 10 tam hizmet yılı için emekli ikramiyesi ödenmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemde de hukuka uygunluk bulunmadığı ve 30 hizmet yılından fazla geçen (10 tam yıl) hizmet süresine karşılık, ikinci kez emekli olduğu tarihteki katsayılar dikkate alınarak hesaplanacak emekli ikramiyesi tutarının idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının 30 yılı aşan hizmet süreleri için emekli olduğu tarihlerdeki katsayılar dikkate alınarak hesaplanacak emekli ikramiyesi tutarının, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı tarafından; emekli ikramiyesi ödenmesi gereken, 30 yılı aşan hizmet süresinin 11 yıl 10 ay olduğu, 10 yıl üzerinden hüküm kurulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, Mahkeme kararının bu yönüyle bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, Mahkemece, 30 yılı aşan hizmet süresinin ne kadarının hangi gerekçe ile ikramiye hesabına alınmayacağının hükme bağlanmadığı belirtilerek, usul ve yasaya aykırı olan Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMASININ ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, her ne kadar davacı tarafından, emekli ikramiyesi ödenmesi gereken 30 yılı aşan hizmet süresinin 11 yıl 10 ay olduğu, 10 yıl üzerinden hüküm kurulmasında hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilmiş ise de, İdare Mahkemesince; davacının 5434 sayılı Kanuna tabi ilk hizmet döneminde emekli ikramiyesi ödenmemiş olan 1 tam yıl ve ikinci hizmet döneminde emekli ikramiyesi ödenmemiş olan 10 tam yıl hizmet süresi için emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiği belirtilerek hüküm kurulmuş olduğundan, kararda davacının belirttiği yönüyle bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davalı idarenin temyiz istemine gelince;
27/01/2017 tarih ve 29961 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 6770 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’na eklenen Geçici 226. maddede; otuz yıldan fazla emekli ikramiyesine müstehak hizmet süreleri bulunmasına rağmen, otuz tam hizmet yılı üzerinden emekli ikramiyesi ödenenlerin açtıkları dava sonucu ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca kanun yollarına başvurulmayacağı, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan itiraz veya temyiz başvurularından vazgeçilmiş sayılacağı hükme bağlandığından, davalı idarenin temyiz istemi hakkında karar verilmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptali ile davacının 30 yılı aşan hizmet süreleri için emekli olduğu tarihlerdeki katsayılar dikkate alınarak hesaplanacak emekli ikramiyesi tutarının, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Davalı idarenin temyiz istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına ve posta gideri avanslarından artan tutarın istemleri halinde taraflara iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi