YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12907
KARAR NO : 2016/6835
KARAR TARİHİ : 18.04.2016
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, sigortalının iş kazasından sürekli iş göremezliği iddiası ile maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının maluliyetinin bulunmadığı, iş kazasının gerçekleşmesinde davalıların kusurlarının bulunduğunun ispat edilemediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalı asıl işverene ait işyerinde temizlik işçisi olarak çalıştığı esnada, yağmurun yağması nedeniyle kayganlaşan rampalı zeminde kayarak düşmek suretiyle, % 0 oranında malul olduğu, SGK Denetmen Raporunda olayın iş kazası kabul edildiği, Mahkemece tek bilirkişiden alınan kusur raporunda davalı asıl ve alt işveren şirketin kusurunun olmadığı, iş kazasının gerçekleşmesinde %100 kaçınılmazlığın bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
İş kazalarında olay, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik İlkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme ( koruma ) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu’nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir )
Somut olayda, tek bilirkişiden alınan kusur raporunda olayın gerçekleşmesinde %100 kaçınılmazlığın bulunduğu kabul edilmiş ise de; yağış alan yerde gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle iş kazasında kaçınılmazlığın bulunduğunun kabul edilmesi olayın oluşuna uygun değildir.
Yapılacak iş; zararlandırıcı olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşullar göz önünde tutularak, dosyanın konusunda uzman 3 kişilik iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi heyetine incelettirilerek olayın oluşuna uygun tarafların kusur ve sorumluluklarının belirlenerek sonuca gidilmesiyken; yetersiz raporu hükme esas alarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.