Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17261 E. 2015/12141 K. 17.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17261
KARAR NO : 2015/12141
KARAR TARİHİ : 17.11.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/07/2014 tarih ve 2012/19-2014/457 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 23.10.2008 tarihinde davalı ile dava dışı takip borçlusu …’nin müvekkili şirketteki hisselerini devretmek suretiyle ortaklıktan ayrılarak halihazırdaki şirket müdürü …’a devrettiğini, devirden sonra müvekkili şirket aleyhine hisselerini devreden davalı ve dava dışı devredenlerin döneminde çalıştırılan işçiler tarafından iş mahkemelerine alacak davalarının ikame olunduğu ve yapılan yargılama neticesinde müvekkili şirketin tazminata mahkum edildiğini, bilahare yapılan icra takipleri ile dava konusu alacakların müvekkilinden tahsilinin talep edildiğini, borç bedellerinin ödenmek zorunda kalındığını, oysa takibe konu alacak miktarını devir tarihinde mali tablolarda göstermemesi nedeniyle davalının bu eyleminden ötürü sorumlu bulunduğunu, yapılan ödemelerin tahsili için yapılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40’dan az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, iş mahkemesi kararına göre borç işçi alacağına dair bir borç olup, muhatabının hükmi şahıs olan davacı şirket olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının basiretli bir yönetici olarak işçilerin akitlerinin feshedilmesi sonucunda hak etmiş olduğu alacaklarını talep etmekte haklarının bulunduğunu bilmesinin gerektiği, davacı şirketin buna dayalı alacak talebinin yerinde olduğugerekçesiyle … İcra Müdürlüğü’nün 2011/13603 Esas sayılı dosyasında alacağa yönelik olarak takibe yapılan itirazın 22.442,53 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğuna dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, davacı şirket vekili, davalının müdür olarak görev yaptığı dönemde açılan işçi alacaklarına dair davalar sonucu hükmedilen miktarların, davalının ortaklıktan ayrılmasından sonra müvekkili tarafından ödendiğini, oysa bu borçlardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürmüş, cevaba cevap dilekçesinde de, esasen davalının sorumluluğunun takibe konu alacakların devir tarihinde mali tablolarda göstermemesi nedeniyle davalının sorumlu olduğunu belirtmiş, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak davalının, davacı şirkette yönetici olduğu dönemde çalışan ve ayrılan işçilerin işçilik alacaklarından, sırf bu dönemde müdür olduğu için şahsen sorumlu tutulması mümkün bulunmadığı gibi, dosyada bulunan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere, davalının ortaklıktan ayrıldığı tarihte yeni açılmış olan işçilik alacaklarına dair davalarda şirket aleyhine kurulmuş bir hüküm de bulunmadığından bu borçların bilançoda gösterilmesinin de mümkün bulunmamasına göre, davanın reddi gerekirken kabulü hatalı olmuş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.