YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2512
KARAR NO : 2016/2617
KARAR TARİHİ : 02.03.2016
MAHKEMESİ :……..Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı sürücü …’nın yayalar için yeşil ışık yandığı esnada karşıya geçmekte olan müvekkiline çarpması sonucu ağır yaralanan müvekkili için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ile müvekkilinin kaza nedeniyle yaşamış olduğu manevi çöküntüler nedeniyle 30.000 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan 13/01/2009 tarihinden sonra işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş ve ıslahla talebini bilirkişi raporu doğrultusunda yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın kusurlu olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının müvekkilini telafisi güç zararların içerisinde soktuğunu, tarafları bu hususta sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılmasının gerektiğini, müvekkilinin yeşil ışıkta geçtiği hususu da tazminat taktir edilirken göz önüne alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 64.028,46 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’dan tahsili ile davacı …’a verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı … için 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’dan alınarak davacı …’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının, maluliyet oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında ve bir usulsüzlük bulunmamasına, ayrıca manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 02.03.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.