YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/448
KARAR NO : 2016/3469
KARAR TARİHİ : 07.04.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
DÜŞÜNCE : Bozma
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın soruşturma evresindeki ifadelerinde; mağdureye cinsel istismarda bulunduğu tarihlerin 2014 yılı yaz ayları olduğunu beyan etmesi, mağdurenin de eylemlerin 2014 yılında okullar açılmadan önce gerçekleştiğini bildirmesi karşısında, TCK’nın 103. maddesinde değişiklik yapan 6545 sayılı Kanunun 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe girip bu tarihin de yaz aylarına denk gelmesi sebebiyle, suç tarihinin şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmesi tespit edilemezse ortaya çıkan şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği, … Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenip usulüne uygun olmayan 24.03.2015 tarihli raporda mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun tespit edilmesi karşısında, mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu yada Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumlarından veya birimlerine bağlı hastanelerden rapor alınmasının ardından, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkân verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.