Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/16525 E. 2016/15293 K. 14.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16525
KARAR NO : 2016/15293
KARAR TARİHİ : 14.04.2016

Tebliğname No :…
298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’a aykırılık suçundan sanıklar … ve …’in, anılan Kanun’un 151/2. ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1. maddeleri gereğince ayrı ayrı 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince sanıklar hakkında verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıl denetim süresine tâbi tutulmalarına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 27/01/2015 tarihli ve … esas, … sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin 12/03/2015 tarihli ve … değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 06/08/2015 gün ve … sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/09/2015 gün ve … sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarihli ve … esas, … sayılı kararında da belirtildiği üzere, itirazın 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığının yanı sıra suçun sübutuna ilişkin de incelenmesi gerekeceği cihetle, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere göre sanıklara isnat edilen ve suç oluşturduğu kabul edilen eylemin karar yerinde gösterilmesi ve bu hususun gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden gerekçeden yoksun şekilde hüküm tesisi sureti ile 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34 ve 230. maddelerine muhalefet edilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 5. fıkrasında “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder” şeklindeki düzenlemeye göre, hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar, ancak hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü yasa yolları denetimine konu olabileceğinden, henüz hukuken varlık kazanmayan hükümdeki hukuka aykırılıkların, kanun yararına bozma yasa yoluyla denetlenmesi olanağı bulunmamaktadır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yapılan itirazların itiraz merciince incelenmesi sırasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasında yer alan suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlı olarak değerlendirme yapılması gerekecektir. Aksi halde, yani itiraz merciinin işin esası yönünden iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere göre inceleme yapıp yükletilen suçun sübut bulup bulmadığına ilişkin vereceği kararın CMK’nın 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olacağı gözetildiğinde itiraz mercii Yargıtay’dan daha geniş yetki kullanmış olacaktır. Yine yerel mahkemelerce verilen kararların temyiz edilmesi halinde, Yargıtay tarafından temyiz incelemesi yapılarak verilecek hükme göre kararın kesinleşmesi mümkün iken, açıklanması geri bırakılan hükme yönelik itirazı inceleyen itiraz merciinin suçun sübut bulmadığı gerekçesiyle vereceği kesin nitelikteki beraat kararı temyiz denetiminden geçmeksizin kesinleşebilecektir ki bu hususun kabulü mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle, yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 14/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.