YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/28960
KARAR NO : 2015/35889
KARAR TARİHİ : 08.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı … vekili olarak davalı … aleyhine…İcra Müdürlüğü’nün …Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, icra takibine itiraz nedeniyle … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin …sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtığını, karar aşamasına gelindiğinde, müvekkili olan davalı …’in borçlu … ile sulh olduğunu, davadan feragat ettiğini, davalıların haricen anlaştığını, bununla birlikte hak kazanmış olduğu vekalet ücretinin ve yapmış olduğu 1.845,00 TL masrafın kendisine ödenmediğini ileri sürerek 45.874,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan … davanın reddine karar verilmesini dilemiş, davalı … ise davaya cevap vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece davacı tarafından davalı …’e karşı açılan davanın kabulüne, 45.874,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı …’e karşı açılan davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı avukat müvekkili davalı …’un diğer davalı …’den olan alacağının tahsili için icra takibi başlattığını, takibe itiraz nedeniyle daval…vekili olarak davalı .. aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, karar aşamasına gelindiğinde müvekkili…’un karşı yanla anlaşarak davadan feragat ettiğini, bu feragatın sulh mahiyetinde olduğunu bildirerek vekalet ücretinin ve yapmış olduğu 1.845,00 TL masraf olmak üzere toplam 45.874,00 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, davalı …’in avukatlık sözleşmesinden haberi olduğuna ve taraflar arasında ayrıca bir sulh sözleşmesinin bulunduğuna dair yazılı bir delil olmadığı gerekçesi ile davalı …yönünden davanın reddine, davalı …un ise imzaladığı avukatlık sözleşmesinden dolayı sorumlu olması nedeniyle davalı … yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Vekalet ücreti alacağına konu dava dosyasının incelenmesinde, davanın davacı avukat tarafından, davalı … vekili sıfatıyla, 04.07.2011 tarihinde açıldığı, karar aşamasına gelindiği safhada ise davalı…un 20.12.2012 tarihli feragati üzerine davanın feragatle sonuçlandırıldığı, davalı …in feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istediği anlaşılmakla; feragatin dava dışı sulh mahiyetinde davayı sonlandırmak için yapıldığının kabulü gerekir. Avukatlık Kanunu madde 165 – (Değişik madde: 02/05/2001 – 4667/78. md.) “iş sahibinin birden çok olması halinde bunlardan her biri, sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf avukat ücretinin ödenmesi hususunda müteselsil borçlu sayılırlar” hükmünü içermektedir. Müteselsil sorumluluk gereğince aynı sorumluluk, müvekkille sulh olan karşı taraf için de geçerlidir. Burada, kanundan doğan teselsül hallerinden biri söz konusu olup, Borçlar Kanununun 142. maddesinde düzenlenen “alacaklı, müteselsil borçluların cümlesinden veya birinden borcunun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyerdir” hükmüne göre, müteselsil sorumluluğun gereği olarak, sulh sözleşmesinin taraflarının her biri borcun tamamından sorumludur. Alacaklı taraf, 6098 Sayılı Yasanın 163/1.maddesi uyarınca,müteselsil borçlulardan hepsinden veya birinden borcun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyerdir.
Somut olayda, davacının takip ettiği davada tarafların haricen sulh olmaları sonucu davanın feragatle sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacı ile davalı Mesut arasındaki vekalet ilişkisinden kaynaklanan vekalet ücretinden her iki davalının da sorumlu olduğu hususu göz ardı edilerek, davalı Adil yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 08/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.