Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/9526 E. 2015/12191 K. 18.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9526
KARAR NO : 2015/12191
KARAR TARİHİ : 18.11.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/12/2014 tarih ve 2014/895-2014/487 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 18/12/2006 tarihinde …a trenin yolcu olarak kapının açık olması sonucu düştüğünü ve sol kolunun omuzuna yakın kısmından koptuğunu, …nca düzenlenen raporda %61,6 oranında genel çalışma gücü kaybı olduğunun tespit edildiğini, …. Ticaret Mahkemesinin 2008/417 esas sayılı dosyasında uğradıkları maddi zararın giderilmesine ilişkin davanın neticelendiğini, kaza tarihinde 27 yaşında olan 1979 doğumlu müvekkilinin kalan ömründe periyodik olarak protez kol değiştirmek zorunda kalacağını, bu nedenle kullanılacak protez kol ölçüsünün tayin ettirilmesi ve yaşamı boyunca ne kadar zaman ölçüleri içinde protezin değiştirilmesi gerektiği saptandıktan sonra davacının sosyal ve ekonomik durumu da nazara alınarak protez fiyatının tespit edilip bilirkişiden peşin sermaye değerinin tespiti gerektiğini ileri sürerek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00TL ortopedik tazminatın olay tarihi olan 18/12/2006 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 11/11/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 218. 279,00TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; meydana gelen kazada davacının %80 kusurlu olduğunun tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/417 esas – 2012/220 karar sayılı ilamı ile davacının davalı … aleyhine açmış olduğu davanın maluliyete ilişkin maddi tazminat davası olduğu ve kısmen kabul edildiği, maluliyet oranının … raporu ile %61,60 olarak belirlendiği, olayda davacının %80 davalı kurumun %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, işbu davanın protez kullanımından kaynaklı tazminat davası olduğu, mekanik
fonksiyonlu klasik tip protezlerin değişim süresinin beş yıl, miyoelektrik kontrollü kol protezinin yenilenme süresinin on yıl olduğu, protez kola ilişkin rayiç fiyatların araştırıldığı ve ortalama fiyatlara göre hesaplama yapıldığı, beş yılda bir değişen miyoelektrik elektronik protez kullanımına göre davacının maddi zararının 218.279,00-TL, on yılda bir değişimi gereken biyonik protez kullanımına göre davacının maddi zararının 182.362,13-TL olabileceğinin bilirkişi tarafından mütalaa edildiği, davacının protez kol takma zorunluluğu nedeni ile zararının 218.279,00-TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 218.279,00-TL tazminatın 18/03/2007 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan maluliyet nedeniyle ömür boyu kullanılacak protez bedelinin taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkindir. … dosyada bulunan 09.01.2014 tarihli cevabi yazısında, davacının genç olması nedeniyle işlevsel protez kullanabileceğini, klasik tip kol protezinin değişim süresinin 5 yıl, miyoelektronik kontrollü kol protezinin yenileme süresinin ise 10 yıl olduğunu bildirmiştir. Mahkemece her iki tip kol protezinin de piyasa fiyatları araştırılmış ve maliyetlerine ilişkin bilirkişi raporu alınmıştır. Yapılan tespitlere göre, miyoelektronik kol protezinin fiyatı daha fazla olmasına rağmen, 10 yılda bir yenilenmesi gerekeceğinden ömür boyu kullanım sonucu oluşan maliyeti, klasik tip kol prozine göre daha düşüktür. Ancak, mahkemece, davacının talebi dikkate alınarak klasik kol protezinin maliyeti oranında tazminata hükmedilmiştir. Oysa ki, bilirkişi raporları ve iki farklı kol protezinin işlevsel farklılıkları ve maliyetleri dikkate alındığında, mahkemece, tazminatın kişinin malvarlığında isteği dışında meydana gelen eksilmenin karşılanması için zarardan sorumlu olanın yerine getirmesi gereken bir edim olduğu, zarar görenin haksız fiilin vukundan önceki durumu ile sonraki durumu arasındaki farkı ifade ettiği ve bir zenginleşme aracı olmadığı da gözetilerek, davacının yaşına, sanatına, mesleğine en uygun, en verimli, en faydalı şekilde kullanabileceği ve daha üstün vasıflı kol protezinin hangisi olduğu belirlenerek, tazminat olarak bu kol protezinin ömür boyu kullanım sonucu oluşacak maliyetine hükedilmesi gerekirken, bu kıyaslama yapılmaksızın maliyeti daha yüksek olan klasik kol protezi üzerinden tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.