YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11312
KARAR NO : 2015/12223
KARAR TARİHİ : 18.11.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/01/2013 tarih ve 2005/647-2013/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, … Adliyesi İdari İşler Müdürü iken, emanet memurluğuna vekalet eden …’ın, emekli emanet memuru davalılardan …’ın iştirakiyle, emanet hesabında bulunan 80.000 DM ile 1.077.060.962 TL’ni zimmetine geçirdiğini, davalılardan …, ….’ın …’in mirasçıları sıfatıyla sorumlu olduklarını, davalılardan … ve …’ın … ile iş ilişkileri olup, evlerinde çok miktarda DM bulunduğunu, emanet hesabındaki paraları çekme yetkisi Cumhuriyet Savcıları’na ait iken, davalı bankanın …’e ödeme yapmakla zarardan sorumlu olduğunu, davalı bankanın 14/09/2000 tarih ve 3190 sayılı yazısı ile para çekme yetkisinin Cumhuriyet Savcıları’nda olduğunun kabul edildiğini, …’a ve …’in, ödeme yapılmasını istediği …’ye davalı bankanın ödeme yaptığını, döviz hesabından TL ödeme yapan bankanın bu yönden de hatalı olduğunu ileri sürerek, 80.000 DM ile 1.077.060.962 TL’nin faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili ile davalı … Aslan mirasçıları vekili, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kapanan … Bankası … Şubesi nezdinde TL ve döviz hesabı bulunduğunun sabit olduğu ancak, ekstre içerikleri işlemlere ilişkin dekont ve talimat asıllarının 10 yıllık zamanaşımı nedeniyle imha edildiğinden ibraz olunamadığı, ödeme dekontları ve ödemeye ilişkin talimat asılları
ibraz edilemediği için de söz konusu ödemeler nedeniyle davalı bankanın sorumluluğu ve kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda tespit yapılamadığı, davalı bankanın kendini savunma ve kanıt bildirme olanağının ortadan kalktığı ve davacı tarafından da bankanın sorumluluğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davalı banka aleyhine açılan davanın reddine, davalılar …, …, … ve … hakkında açılan davada ise, mahkemece verilen kararın onanması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin daha önce haklarında verilen kararlar kesinleşen davalılar Nevin ve … ile … , … yönünden tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin davalı bankaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava, davalılardan banka yönünden hesaptan para çekme yetkisi bulunmayan kişilere ödeme yapmak suretiyle zararın doğumuna neden olunduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, ödemeye ilişkin talimatların usulüne uygun olduğu ve bu talimat doğrultusunda yetkili kişilere ödeme yapıldığı hususunda ispat yükü davalı banka üzerinde olup, mahkemece ispat yükü ters çevrilmek suretiyle yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, taraflar vekillerinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalılar … ve … ile … yönünden tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraflar vekillerinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.