Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4389 E. 2015/12225 K. 18.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4389
KARAR NO : 2015/12225
KARAR TARİHİ : 18.11.2015

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/09/2014 tarih ve 2013/15-2014/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin …. adına davalı … ile yazarı olduğu “…” isimli İngilizce eğitim veren liselerde, ders kitabı olarak okutulmak üzere hazırlanan kitabın telif hakkını 2008 yılının Mart ayından 2011 yılının Mart ayına kadar geçerli olmak kaydıyla devrettiği bir sözleşme yaptığını ancak, 2011 yılı Mart ayı sonrasında sözleşme yenilenmemiş olmasına rağmen davalı şirketin müvekkilinin yazmış olduğu kitabı bastırıp, satışını ve dağıtımını yapmaya devam ederek haksız kazanç sağladığını, bu durumun müvekkili tarafından 2012 yılı Eylül ayında öğretmenlik yaptığı okula satış amaçlı getirilen kitapların arasında dava konusu kitabı görmesiyle ortaya çıktığını ve yapılan araştırmada şirketin web sitesi ile Türkiye çapında satış yapan web sitelerinde kitabın satışının devam ettiğinin tespit edildiğini, kitaplar üzerindeki bondrol tarihlerinin gerçeği yansıtmadığını, bondrol tarihleri ile kitabın sözleşme tarihindeki uyuşmazlık ve şirkete devir tarihi ile bandrol tarihindeki çelişkinin de bunu gösterdiğini, 2008 yılında sözleşme yapıldığı halde 2007 bandrollü kitabın, İzmir’deki şirketin İstanbul’daki şirkete devir tarihi 2010 olmasına rağmen 2009 bandrollü kitabın, kaç yılında basıldığı belirtilmeyen bandrolsüz kitabın, tüm haklarının müvekkiline ait olduğu yazması gerekirken tüm haklarının davalı şirkete ait olduğunu yazan kitabın iddialarına delil olduğunu, müvekkilinin 5846 sayılı Yasa’dan kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, FSEK 66/son uyarınca tecavüzün ref’i için lüzumlu tedbirlerin alınmasını, 66/1-f uyarınca müvekkilinin ihlal edilen haklarına tecavüzün ref’ini, 69. maddesi uyarınca ihlali söz konusu haklara tecavüzün men’ini, 70. madde uyarınca zarar gören manevi değerlerini tazminen 10.000,00 TL’nin, 68. maddesi uyarınca da maddi tazminatın satış miktarı ve kazancı belirlenemediği için belirsiz olduğundan, belirlendikten sonra 3 katının ve 01/03/2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilleri … yönünden husumet itirazında bulunmuş, müvekkili şirketin …’ni devralırken, kitapları da devraldığını, kitabın satış ve kullanma alanı dar olduğundan stokta çok sayıda kitap kaldığını, aynı zamanda kitapçılarda da bulunduğunu, yeni bir baskının söz konusu olmadığını, kitabının müfredata göre içeriğinin değiştiğini, bu nedenle de yeni basım yapıldığı iddiasının yerinde olmadığını, eski tarihli bandrol kullanımı iddialarının da doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, “…” isimli İngilizce ders kitabının FSEK’in 2. madde anlamında ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu, …’ndan getirtilen belgelerden davacının karşı yana kitabın çoğaltılması konusunda 05/07/2008 tarihli sözleşme ile sınırsız baskı yapmak üzere yetki verdiği, haklarını devir ettiği, davacı 2011 yılında sözleşmenin süresi dolduğu halde 2011 yılı Mart ayından sonra da yeni baskılar yapıldığı, böylece çoğaltma hakkının ihlal edildiği, isminin kitaba konulmadığı iddialarını ileri sürmüş ise de, kitabın sözleşmeye aykırı ve sözleşmede ön görülen süre geçtikten sonra basıldığına ve dağıtıldığına ilişkin bir kanıt gösteremediği, davacının haksız çoğaltma iddialarını kanıtlayamadığı, öte yandan, 05/07/2008 tarihli sözleşme ile yazarın yayınevine tüm haklarını sınırsız baskı yapılmak üzere devir ettiği, sözleşmede davacı yazarın imzası bulunmakta olup, sözleşmenin …na yayınevi tarafından sunulduğu ve bandrol tahsisi sağlandığı, daha sonra kitabın basılarak piyasaya çıktığı, davacının, sözleşmenin sahte imza ile düzenlendiğine ilişkin iddialarının aradan geçen süre karşısında ciddi bulunmadığı, somut bir kanıt da olmadığı, bandrollerle ilgili uygulamanın ise, doğrudan doğruya davalının haksız çoğaltma yaptığına kanıt oluşturmayacağı, kitap örneklerinde herhangi bir içerik değişikliği bulunmadığı, davacının sözleşmenin 3 yıllık düzenlendiğine ilişkin iddiasının da karşı tarafça kabul edilmemiş olup, herhangi bir yazılı delille desteklenmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafça, 5846 sayılı FSEK’den kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edildiği iddiasına dayalı olarak açılan tecavüzün ref’i, men’i ile maddi ve manevi tazminat istemli davada, mahkemece 05/07/2008 tarihli “Sözleşme” başlıklı belgeye göre davacının eser sahibi olduğu “Biology 9” adlı kitap üzerindeki tüm haklarını sınırsız olarak dava dışı şirkete devrettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, …’ndan celp edilen 05/07/2008 tarihli sözleşmenin davacı tarafça inkarı üzerine, sözleşme aslı dosyaya sunulmadığına göre bu sözleşmeye değer verilemez. Öte yandan, 5846 sayılı FSEK ‘in 52. maddesine göre, “Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konularına göre hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.” Oysa, bahsi geçen sözleşmede devredilen mali hakların neler olduğu teker teker belirtilmediği gibi, sözleşmenin 2. maddesindeki baskı adedinin sınırsız olduğuna ilişkin hüküm de çoğaltma ve yayma hakkının sınırsız olarak devredildiği sonucunu doğurmaz. Davacı tarafından dava dışı ….’ne dava konusu kitapla ilgili çoğaltma ve yayma hakkının 3 yıl süre ile devredildiği kabul edilmiştir. Bu durumda, dava dışı yayıncılık şirketi tarafından çoğaltılan kitapların sözleşmeye aykırılığından söz edilemez. Ancak, davacı işbu davada davalı şirket ile bu şirketin temsilcileri ve şirket namına sözleşme yapan davalı … tarafından izinsiz olarak gerçekleştirilen baskı ve çoğaltma yoluyla mali haklarına yönelik tecavüzün önlenmesini talep etmiştir. Davalılarca, dava dışı şirketten alt devir suretiyle söz konusu kitap baskı ve çoğaltma işlemlerinin gerçekleştirildiği savunulmuş ise de, az önce de açıklandığı üzere dava dışı şirkete FSEK’in 52. maddesi kapsamında geçerli bir devir yapılmadığından; aynı Yasa’nın 54. maddesi uyarınca ”Mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salahiyetli
olmayan kimseden iktisap eden, hüsnüniyet sahibi olsa bile himaye görmez”. Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığın yukarıda açıklanan hükümler çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.