Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17218 E. 2015/12281 K. 19.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17218
KARAR NO : 2015/12281
KARAR TARİHİ : 19.11.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/07/2014 tarih ve 2011/311-2014/217 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davalarda davacılar …’yi temsilen …, … ve … vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/11/2015 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı …. Müdürü … ve asıl ve birleşen davada davacı …. ve birleşen davada davacılar … ve … vekili Av. … asıl davada davalı … vekili Av. Vekili Umut Orhan ve asıl davada davalı birleşen davada davacı … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkili ile davalı …’in dava dışı …’nin 680’er, davalı …’in ise 640 hisse ile ortağı olduğunu, 20.12.2010 tarihli ortaklar kurulu kararı ile müvekkilinin şirket müdürü seçildiğini, ortaklar arasında 7-8 aydır süren anlaşmazlıklar sebebi ile şirketin mali durumunun temelden sarsıldığını, davalıların şirketi mali krizden çıkarmak amacı ile kararlaştırılan ilave sermaye koyma taahhütlerini yerine getirmediğini, davacının daha önce şirketten aldığı 53.500 TL’yi … Sitesi’ni yapan …. ile olan hesapları tasfiye amacı ile 04.04.2011 tarihinde bu şirketin hesabına yatırdığını, davalı …’in ticari örf ve teamüllere aykırı şekilde 21.03.2011 tarihinde şirket hesabından kendi hesabına 142.320 TL çektiğini ve bunun 53.500 TL.’sini …’in banka hesabına yatırdığını, geri kalan miktarın kendisinde bulunduğunu, …’in kendisine gönderilen 53.500 TL’yi 04.04.2011 tarihinde şirket hesabına yatırdığını ileri sürerek, TTK’nın 140 ve 141. maddeleri uyarınca, öncelikle davalıların sermaye borçlarını ödemelerini, sonrasında devamına imkan kalmayan şirketin mevcutlarının satışı suretiyle TTK.’nın 549/4. maddesi uyarınca tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 15.03.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini davalı …’in haksız olarak hesaptan çekip şirket hesabına yatırmadığı 35.320 TL’nin ve davalı …’in protokole rağmen ödemediği 27.313 TL bakiye sermaye borcunun davalılardan tahsiline hasretmiş, 07.09.2009 tarihli hisse devir sözleşmesinden …. adına doğan 250.000 TL alacak hakkının, 2011/674 E. ile birleşen davanın davacılarına devrettiklerini bildirmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Birleşen …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/118 E. sayılı dava dosyasında davacı vekili, davalının 20.12.2010 tarihine kadar 5 yıl 5 ay süre ile şirketi yönettiğini, kanuna aykırı davranışları nedeniyle şirkete zarar verdiğini ve şirketin tasfiye sürecine girdiğini ileri sürerek, davalının …’ye vermiş olduğu zararlar sebebi ile şimdilik 30.000 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirketi zarara uğratanın davacı olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada, bu zararlar sebebi ile şimdilik 30.000 TL.’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/634 E. sayılı dava dosyasında davacı … vekili, müvekkilinin davalı şirketten toplam 101.817 TL alacaklı olduğunu, bu alacağın tahsili için girişilen icra takibinin, davalı şirket yetkilisinin itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptalini ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, %40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Birleşen …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/674 E. sayılı dava dosyasında davacılar vekili, davacı …’ün 04.01.2002 tarihinde davalı şirketin ½ oranında kurucu ortağı olduğunu, daha sonra ½ hisse sahibi …’in hissesini … ve …’e devrettiğini, 21.07.2005 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirket müdürlüğüne …’in getirildiğini, 07.09.2009 tarihinde de şirketin %32 hissesinin …’e 850.000 TL. bedelle satıldığını, bu hissenin 300 payının … ve 20 payının da …’e ait olduğunu, …’in satış bedelinden 600.000 TL.’yi ödeyip 250.000 TL.’yi ödemediğini ileri sürerek, sözleşme gereği davacıların satmış oldukları %32 hisseye karşılık gelen 250.000 TL. alacağın, 120.000 TL. için 07.09.2009 tarihinden, 130.000 TL. için 07.09.2010 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava konusu şirketin ortakları arasında ciddi anlaşmazlıkların bulunduğu, bu nedenle ortaklık ilişkisinin sürdürülmesinin olanaksız hale geldiği ve şirketin feshi için gerekli şartların oluştuğu, sermaye artırımı konusunda dava konusu şirket tarafından alınmış herhangi bir kararın bulunmadığı, bu doğrultuda ana sözleşme değişikliği ve tescil işlemlerinin yapılmadığı, dolayısıyla asıl davada davacının sermaye borçlarının tahsili talebinin yerinde olmadığı, tarafların asıl ve karşı davalarda şirket müdürü oldukları dönemde şirketin zarara uğradığı iddiası ile tazmin talebinde bulundukları, ancak tazminat tutarının şirkete değil kendilerine ödenmesini istediklerinden, bu konudaki taleplerin de yerinde olmadığı, birleşen …. ATM’nin 2011/634 E. sayılı dosyasında, 09.02.2011 tarihli yönetim kurulu kararı ile davalı şirketin, davacının hisselerini devretmesi halinde, davacıya 179.563,35 TL ödeyeceğinin belirtildiği, bu miktarın davacının davalı şirketten alacaklı olduğu 288.563,35 TL’den, şirkete ödemesi gereken toplam 109.000 TL’nin mahsubu ile tespit edildiği, anılan kararın davalı şirketi bağlayacağı, bu meblağın davacının sermaye artırımı nedeniyle yatırdığı 73.463 TL.yi de kapsadığı, davacının hisselerini devretmeyip ortak olarak kaldığından, bu meblağı talep etmesinin mümkün olmadığı, anılan tutarın düşülmesi sonucunda davacının 106.100,35 TL’yi talep edebileceği, icra takibinde ise bu miktarın altında 101.817 TL talep etmiş olduğu, davalı şirket yönünden takipten önce temerrüt oluşmadığından davacının işlemiş faiz talebinin yerinde bulunmadığı, alacağın likit olmadığı, birleşen …. ATM.’nin 2011/674 E. sayılı davanın ise …’e karşı açılması gerektiği halde şirkete karşı açıldığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir …’nın atanmasına, diğer taleplerin reddine, birleşen …. ATM.’nin 2011/118 E. sayılı dosyasında, asıl ve karşı davanın reddine, birleşen …. ATM.’nin 2011/634 E. sayılı dosyasında, davanın kısmen kabulü ile itirazın 101.817 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacak miktarının takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili için takibin devamına, birleşen …. ATM’nin 2011/674 E. sayılı dosyasında, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalarda davacılar …’yi temsilen …, … ve … vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve asıl davada davalı …in 07.09.2009 tarihli protokolde (850.000) TL. hisse devir bedelini …’ye ödeyeceğinin kararlaştırılmasına, dolayısıyla bu protokol uyarınca ödenmediği iddia edilen bakiye (250.000) TL. hisse devir bedelini talep hakkının da anılan şirkete ait olmasına, yine …’nin 09.02.2011 tarihli 1 numaralı ortaklar kurulu kararında, birleşen davada davacı …’ın (179.563,35) TL. alacaklı olduğunun açıkça belirtilmiş bulunmasına göre, asıl ve birleşen davalarda davacılar …’yi temsilen …, … ve … vekilinin birleşen davalara ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddi ile mahkemece birleşen davalarda verilen kararların onanmasına, asıl davaya ilişkin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Ancak asıl davada sunulan dava dilekçesi ile davalı …’in (250.000) TL. sermaye borcunun (53.500) TL’sini ödediğinden (196.500) TL borcunun kaldığı, şirket hesabından çektiği (142.320) TL’den de (53.500) TL’yi diğer davalı …’a verdiğinden, bakiye (88.820) TL’yi ödemesi gerektiği bildirilerek, davalı …’den toplam (285.320) TL. talep edilmiş, … tarafından sunulan cevap dilekçesinde de davacı şirket hesabından (88.820) TL.’nin çekildiği kabul edilmiştir.
Öncelikle asıl davada davacı … tarafından sunulan dava dilekçesinin, …’yi temsilen ve yetkili müdür sıfatıyla verildiği, diğer bir deyişle asıl davada anılan şirketin de davacı sıfatını haiz olduğu kabul edilmelidir.
Bu durumda her ne kadar davacı şirket vekilince 24.05.2012 tarihli oturumda ve 13.11.2013 tarihli dilekçede, asıl davadaki (250.000) T. taleplerinden, aynı bedelin …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/674 E. sayılı davasında da talep edilmiş olması nedeniyle feragat edildiği bildirilmişse de, davacı şirketin davalı …’den olan bakiye (35.320) TL’nin tahsiline yönelik davasının devam ettiği dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla mahkemece asıl davada davacı şirketin hesabından davalı … tarafından çekilen paradan (35.320) TL’nin tahsiline yönelik davanın devam ettiği nazara alınıp, davalı …’in cevap dilekçesindeki kabulü de gözetilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulması doğru olmamış, asıl davada verilen kararın bu nedenle asıl davada davacı ….’ni temsilen … yararına bozulması gerekmiştir.
3- Yine asıl davada sunulan 15.03.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile 07.09.2009 tarihli hisse devir sözleşmesinden …. adına doğan (250.000) TL alacak hakkının, 2011/674 E. ile birleşen davanın davacılarına devredildiği bildirmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, asıl davada davacı şirket vekilince sunulan bu dilekçenin, birleşen …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/674 E. sayılı davasında davacılar Zeliha ve … yararına yapılmış bir alacağın temliki beyanı olup olmadığı değerlendirilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de asıl ve birleşen davalarda davacılar …’yi temsilen …, … ve … yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalarda davacılar …’yi temsilen …, … ve … vekilinin birleşen davalara ilişkin tüm temyiz itirazlarının REDDİ ile yerel mahkemece birleşen davalarda verilen kararların ONANMASINA, asıl davaya ilişkin diğer temyiz itirazlarının ise REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle asıl davada davacı …’yi temsilen … vekilinin asıl davada verilen hükme ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkemece asıl davada verilen kararın davacı …’yi temsilen …, yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davanın davalıları … ve …’den alınarak, asıl davanın davacısı …’yi temsilen …’e verilmesine ve yine takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin birleştirilen dosyaların davacı-davalısı …’den alınarak birleştirilen davaların davalı-davacısı …’e verilmesine, peşin harcın onama harcından mahsubi ile bakiye 5.271,52 TL temyiz ilam harcının temyiz eden …’den alınmasına, 19/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.