Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/18620 E. 2015/20175 K. 15.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18620
KARAR NO : 2015/20175
KARAR TARİHİ : 15.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, satın aldığı taşınmazı, üzerinde davalı lehine ipotek mevcutken aldığını, dava dışı Lütfü Bilgili’nin borcunu ödememesi üzerine davalının ipotekli taşınmazın satışını istediğini, icra dairesi aracılığıyla satılan taşınmazın satılan miktar dışında bir kısım alacağı kaldığını, geri kalan bu alacak için de davalının, hem kendisi hem de dava dışı Lütfü hakkında rehin açığı belgesi aldığını, taşınmaz icra dairesi vasıtasıyla satıldığından ipotekli alacaklıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli takip nedeniyle %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının ipotekli taşınmazı satın almakla hem ipotek veren 3. kişi, hem de ipotek limitiyle sınırlı olmak kaydıyla müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluk altına girdiğini, davacının sadece taşınmaz bedeliyle değil, taşınmazdaki ipotek miktarıyla sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının kanıtlanan davasının kabulüne, icra dosyasından dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı Lütfi Bilgili’den, davalı lehine tesis edilen ipotekle yükümlü olarak bir taşınmaz satın aldığını, dava dışı Lütfü’nün borcunu ödememesi üzerine taşınmazın davalının isteği ile icra dairesi vasıtasıyla satıldığını, ancak davalının satılan miktar dışında kalan bir kısım alacağı için kendisi ve dava dışı Lütfü hakkında rehin açığı belgesi aldığını, taşınmazın icra dairesi vasıtasıyla satılmasından dolayı ipotekli alacaklıya borcunun bulunmadığının tespiti için eldeki davayı açmış; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. 04.10.2010 tarihli ipotek resmi senedine göre; dava dışı Lütfü Bilgili’nin davalıdan aldığı borca karşılık taşınmazın tamamını kapsamak üzere, 49.000,00 TL bedelle 1. derecede ipotek tesis edildiği, Tapu Sicil Müdürlüğünün yazı cevabına göre de davacının, davaya konu 3 nolu meskeni Lütfü Bilgili adına kayıtlıyken, gayrimenkulün tamamı üzerindeki ipoteği tüm hukuki vecibeleriyle birlikte kabul etmek suretiyle satın aldığı anlaşılmaktadır. Davacı; taşınmazın tamamı üzerindeki ipoteği tüm hukuki vecibeleriyle birlikte kabul etmek suretiyle taşınmazı satın aldığına göre, taşınmaz bedeli ile sınırlı olarak değil, ipotek bedeli ile sorumlu olduğu göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 549,25 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.6.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.