YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10047
KARAR NO : 2015/20185
KARAR TARİHİ : 15.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile imzaladıkları sözleşme gereği davalının Mehmet isimli şahsın adına kayıtlı taşınmazdaki ipoteği fek edeceğini taahhüt ettiğini,ancak bu taahhüdünü yerine getirmediğini, bu nedenle ipotek alacaklısı olan Vakıfbank’a ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek, uğradığı toplam 205.000,00 TL zararın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ikametgah adresinin Ceyhan olduğunu, HMK 10. maddesinde düzenlenen yetkinin ikametgah mahkemelerinin yetkisini kaldırmayacağını savunarak yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, yetkisizlik kararı verilerek, yetkili mahkemenin Ceyhan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HMK’nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edildiği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki, bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Öte yandan yine aynı kanunun 17. maddesinde tarafların yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili olmayan bir mahkemenin yetkisini kabul edebilecekleri de belirtilmiştir. Tarafların sözleşmede yetkili mahkemeyi kararlaştırmış olmaları, HMK’nun 6. maddesi uyarınca genel yetkili olan ve 10. maddedeki kural gereğince özel yetkili bulunan mahkemeleri yetkilerini kaldırmaz. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede, ya da yetki sözleşmesi ile yetkili kılınan mahkemede açılabilir. (HGK. 05.11.2003, 2003/13-640-627 sayılı kararı)
Dava konusu olayda sözleşmenin yapıldığı ve ifa edileceği yer mahkemesi olan Adana Asliye Hukuk Mahkemesi de, az yukarıda açıklanan HMK’nun 10. maddesinde değinilen özel yetki gereğince davaya bakmakla yetkili olup, yetki itirazının bu nedenle reddedilmesi ve işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.6.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.