YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4825
KARAR NO : 2015/12319
KARAR TARİHİ : 19.11.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.02.2014 gün ve 2012/41-2014/83 sayılı kararı bozan Daire’nin 01.10.2014 gün ve 2014/7227-2014/14982 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davacı-birleşen davada davalılardan … vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili …’ın, dava dışı …’nin hissedarı olduğunu, mezkur şirketin ortaklarından müvekkilinin muris eşi … tarafından kendi hissesinden şirket dışı olan davalı …’a 25 pay karşılığı olan % 2,5’lik payın devredildiğini ve bu hisse devir sözleşmesinin şirket ortaklar kurulu karar defterine 16/02/2009 tarih ve 18 no’lu karar işlendiği, ancak anılan şirket ortaklar kurulu kararında şirket hissedarı olarak müvekkilin isminin altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin ilgili ortaklar kurulu toplantısına dahi katılmadığını ileri sürerek, ilgili ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ortaklar kurulunun 2009/18 sayılı kararı ile ortak olduğunu, ortaklık öncesinde davacının işyerini davalı şirkete bedelsiz kiraladığını, asıl davada …’ın, ortaklar kurulu kararındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirtmesi üzerine karar defterini inceleyen müvekkilinin, şirketin büyük hissedarı … ile hissedar … adına atılan imzaların bu şahıslara ait olmadığını fark ettiğini, şirketin 2004/11, 2005/12, 2007/15 sayılı kararların altındaki imzaların sahte ve kararların yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, anılan kararların yok hükmünde olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen davanın ise dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen karar birleşen davada davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce birleşen dava davacı yararına bozulmuştur.
Bu kez birleşen davada davalılardan … vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı-birleşen davada davalılardan … vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davacı-birleşen davada davalılardan … vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl davada davacı-birleşen davada davalılardan …’dan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 19.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.