Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/5502 E. , 2021/5533 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5502
Karar No : 2021/5533
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, Kars ili … ilçesi … Köyü Camii imam hatibi olarak görev yapmakta iken meydana gelen trafik kazası sonucu, vefat eden oğlunun vazife malulü sayılması ve tarafına vazife mallüğü aylığı bağlanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; davacı murisinin, görevli olmadığı bir sırada meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanması sonucu kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği ve vefat olayında, görevinin neden ve etkisinin de bulunmadığı hususları göz önüne alındığında, ölüm olayının 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesinin birinci fıkrası kapsamında meydana gelmediği anlaşıldığından, davacının, vefat eden murisi nedeniyle hakkında vazife malûllüğü hükümlerinin uygulanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Vazife malullüğü için kanunda öngörülen şartların birinin gerçekleşmesinin yeterli olduğu ve imam hatiplerin de memuriyet görevleri boyunca vazife başında olduklarını kabul etmek gerektiği usul ve yasaya aykırı İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının oğlu, Kars Valiliği … İlçe Müftülüğü … Köyü Camiinde İmam-Hatip olarak görev yapmakta iken, izin(raporlu) sonrası görev yerine dönüşü esnasında 21/07/2014 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanmış ve 23/07/2014 tarihinde kaldırıldığı hastanede vefat etmiştir.
Davacının, 10/11/2014 tarihli dilekçe ile vefat eden oğlunun vazife malulü sayılması istemiyle yaptığı başvuru üzerine; Vazife Malullüğü Tespit Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile “trafik kazası geçirerek yaralanan ve kaldırıldığı hastanede 23/07/2014 günü vefat ettiği anlaşılan …’ın ölüm olayının, vazifesini yaptığı sırada meydana gelmediği gibi, ölümünde görevinin neden ve etkisi de bulunmadığından, hakkında 5510 sayılı Kanunun 47’nci maddesinin 1’nci fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığına,…” şeklinde karar verilmiş, bu işlemin 21/02/2015 tarih ve 92.830.028 sayılı yazı ile bildirilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na 5754 sayılı Kanun ile eklenen “5434 sayılı Kanuna İlişkin Geçiş Hükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesinin 3. fıkrasında; “5434 sayılı Kanuna göre iştirakçi olup bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak çalışmaya başlayanlardan vazife malûllüğü kapsamına girenler hakkında, bu Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasına göre işlem yapılır.”, 4. fıkrasında; “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.” düzenlemesine yer verilmiş, “Vazife malullüğü” başlıklı 47. maddenin birinci fıkrasında ise “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4. Maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki vazife malullüğü hükümleri uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
“Her ne kadar 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddenin 3. fıkrasında, vazife malullüğü kapsamına girenler hakkında 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesinde yer alan hükümler uyarınca işlem yapılacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin kapsamının, 5434 sayılı Kanun’a göre iştirakçi iken görevinden ayrılan, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu Kanun’un 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlarla sınırlı olduğu; uyuşmazlık konusu olayda ise Geçici 4. maddenin 4. fıkrasında yer alan kuralın uygulanması gerekeceği, başka bir ifade ile iştirakçi iken 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle anılan Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınan kişi konumunda bulunmakta iken, 21/07/2014 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanan ve kaldırıldığı hastanede 23/07/2014 tarihinde vefat eden imam-hatip olan oğlundan dolayı vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması ve (dul, yetim) aylığı bağlanması istemiyle davacı tarafından yapılan başvuru hakkında 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 44. maddesinde, “Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamıyacak duruma giren iştirakçilere (malûl) denilir ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır.” kuralına, 45. maddesinde, “44 üncü maddede yazılı malullük;
a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa;
b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği her hangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa;
c) Kurumların menfaatini korumak maksadiyle bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartiyle);
ç) Fabrika, atelye ve benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa;
Buna (Vazife malullüğü) ve bunlara uğrıyanlara da (Vazife malulü) denir.” kuralına, 48. maddesinde ise, “Vazife malullükleri:
a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan;
b) Kanun, tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan;
c) Yasak fiilleri yapmaktan;
ç) İntihara teşebbüsten;
d) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlamak veya zarar yapmak maksadından;
doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında (Adi malullük) hükümleri uygulanır.” kurallarına yer verilmiştir.
Öte yandan, 5434 sayılı Kanun’un “Dul ye Yetim Aylığı Bağlanacak Haller” başlıklı 19. kısmında yer alan 66. maddesinin (ç) bendinde, iştirakçilerden 45. maddede yazılı vazifeden doğma sebeplerle ölenlerin veya aynı sebeplerden doğma kaza ve yaralanmaları üzerine tedavi sırasında veya ameliyat yüzünden ölenlerin, ölüm tarihinde bu Kanuna göre aylığa müstahak dul ve yetimlerine dul ve yetim aylıkları bağlanacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat bir bütün halinde değerlendirildiğinde, maluliyetin, görevin yapılması sırasında görevin neden ve etkisinden doğması halinde, ilgilinin vazife malulü sayılması ilke olarak kabul edilmiş; ilgilinin vazife malülü sayılmaması sonucunu doğuran nedenler, diğer bir ifadeyle malüliyeti doğuran eylem ile görev arasındaki nedensellik bağını kaldıran haller ise, 5434 sayılı Kanun’un 48. maddesinde sayılmak suretiyle belirlenmiştir.
Olayda, davacı murisinin, imam-hatip olarak görev yapmakta iken, izin(raporlu) sonrası görev yerine dönüşü esnasında 21/07/2014 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu yaralandığı ve 23/07/2014 tarihinde kaldırıldığı hastanede vefat ettiği anlaşıldığından, ölüm olayının, görevinin neden ve etkisine bağlı olarak meydana geldiğinin kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacı murisinin ölüm olayı, görevinin neden ve etkisiyle ve 5510 sayılı Kanunun 47. maddesinin birinci fıkrası kapsamında meydana gelmediğinden, vazife malulü sayılamayacağından tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 09/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.