Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/29473 E. 2015/33529 K. 18.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/29473
KARAR NO : 2015/33529
KARAR TARİHİ : 18.11.2015

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı bankadan 24.08.2005 tarihli bireysel (konut) kredi sözleşmesine istinaden kullandığı kredi borcunu ödeyememesi üzerine davalı tarafından 20.07.2007 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile toplam 163.219,17 TL’ nın tahsili için takip başlatıldığını, İcra Hakimliği’ ne yaptığı başvuru üzerine 01.12.2008 tarihli karar ile asıl alacağın faizi ile birlikte 94.019,92 TL olduğuna karar verildiğini, 07.05.2010 tarihinde ipotekli konutun 87.000,00 TL’ ya ihale sonucunda davalıya satıldığını, kalan borcun 7.000,00 TL olmasına rağmen davalının sonradan aldığı rehin açığı belgesi ile 149.375,58 TL üzerinden takibe devam ettiğini, bu miktarda borcunun bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile %40′ dan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile icra Müdürlüğü’ nün 2012/11005 Esas sayılı takip dosyasından dolayı davalıya 7.413,15 TL borçlu olmadığının tespitine, takibin 84.255,92 TL asıl alacak ve 57.706,51 TL ferileri olmak üzere toplam 141.962,43 TL alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Somut uyuşmazlık, taraflar arasındaki temel ilişki, tüketici (konut) kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, dava tarihi olan 14.01.2013 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece …’ da ayrı bir Tüketici Mahkemesi de olduğu gözönünde bulundurularak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.