Danıştay Kararı 12. Daire 2018/5988 E. 2021/5525 K. 09.11.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/5988 E.  ,  2021/5525 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5988
Karar No : 2021/5525

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurumu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Zabıt Katibi olarak görev yapmakta iken 21/11/1985 tarihinde istifa ederek görevinden ayrılan ve 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’na tabi hizmet süreleri ile sigortalı olarak çalıştığı hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle 01/01/2001 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun’a göre yaşlılık aylığı bağlanan davacı tarafından; emeklilik işlemlerinin 5434 sayılı Kanun’a göre yapılması talebiyle 09/03/2015 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile emekli ikramiyesinin ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince; 2829 sayılı Kanun gereğince yapılan hizmet birleştirmesi sonucunda, son yedi yıllık hizmet süresinin yarısından fazlasının tabi olduğu sosyal güvenlik kurumunca aylık bağlanmasının genel kural olduğu, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden, davacının, emekli aylığı bağlanmadan önce birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumun Sosyal Sigortalar Kurumu olduğu, dolayısıyla 506 sayılı Kanun’a tabi olarak emeklilik işlemlerinin yapılmasında ve 01/01/2001 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasında bir yanlışlık bulunmadığı anlaşıldığından, emeklilik işlemlerinin 5434 sayılı Kanun’a göre yapılması talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Memurlukta geçen hizmet süresinin sigortalı hizmet süresinden daha fazla olduğundan 5434 sayılı Kanun’a göre emekli aylığı bağlanması gerektiği, ayrıca emekli ikramiyesi talebine ilişkin olarak İdare Mahkemesince inceleme ve değerlendirme yapılmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İdare Mahkemesince verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin; kısmen reddi ile Mahkeme kararının, davanın reddine ilişkin kısmının onanması, kısmen kabulü ile emekliye ikramiyesi ödenmesi istemi yönünden hüküm kurulmamasına ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının “5434 sayılı Kanun’a göre aylık bağlanması” istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Kararın, dava konusu işlemin “emeklilik ikramiyesi ödenmesi” talebinin reddine ilişkin kısmının iptali ile emekli ikramiyesi ödenmesi istemi yönünden hüküm kurulmamasına ilişkin kısmına gelince;
Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 1. maddesinde; “Bu Kanunun amacı; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması usul ve esaslarının düzenlenmesidir.” hükmüne; “Emekli İkramiyesi” başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında ise; “Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanun’un 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir.” hükmüne yer verilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106. maddesiyle, 2829 sayılı Kanun 01/10/2008 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır.
5510 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, … 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilir.” hükmüne ; geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrasında, “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır…” hükmüne ve beşinci fıkrasında, “Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır…” hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 05/02/2009 tarih ve E:2005/40, K:2009/17 sayılı kararı ile, 2829 sayılı Kanun’un 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve …” ibaresinin iptaline karar verilmiş ve kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi hükme bağlanmış olup, anılan iptal hükmü 05/06/2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
19/06/2010 tarih ve 27616 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/06/2010 tarihinde yürürlüğe giren 5997 sayılı Bazı Kanunlarda ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5434 sayılı T.C Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. maddesinin birinci fıkrasında; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 4. maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malûllük veya vazife malûllüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarların bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir. Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve kendilerine mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ise, bu Kanun’a tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden bu madde hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 09/07/2011 tarih ve 27989 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 12/05/2011 tarih ve E: 2010/81, K: 2011/78 sayılı kararıyla, 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinin, 5997 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değiştirilen, birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan; “Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı Kanun’un geçici 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve …” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
17/01/2012 tarih ve 6270 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinde değişiklik yapılarak söz konusu değişiklik 26/01/2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, anılan maddenin birinci fıkrasında; “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.” hükmüne, ikinci fıkrasında ise; “Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir.” hükmüne yer verilmiştir.
1475 sayılı İş Kanunu’nun hâlen yürürlükte bulunan 14. maddesinde, “Bu Kanuna tâbi işçilerin hizmet akitlerinin:
1.İşveren tarafından bu Kanunun 17. maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,
2.İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,
3.Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısiyle,
4.Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malûllük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;
5.(Ek: 25/8/1999 – 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81. maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hâllerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir.” hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, idare hukukunun yerleşik içtihatlarından olan “taleple bağlılık” ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda idare mahkemelerinin davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır.
5434 sayılı Kanun’a tabi hizmet süreleri ile sigortalı hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle 01/01/2001 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun hükümlerine göre yaşlılık aylığı bağlanan davacının, 09/03/2015 tarihinde başvuruda bulunarak emeklilik işlemlerinin 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmasını talep ettiği, söz konusu başvurunun davalı idare tarafından zımnen reddi üzerine anılan işlemin iptali ile emekli ikramiyesinin ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, İdare Mahkemesince, sadece 5434 sayılı Kanun’a göre aylık bağlanması istemi yönünden değerlendirme yapılarak hüküm kurulduğu dikkate alındığında; davacının emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin istemi hakkında yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılmak suretiyle, uyuşmazlığın bu kısmı hakkında da bir karar verilmesi gerekirken; temyize konu Mahkeme kararında, bu kısım yönünden hüküm kurulmamasında usul kurallarına uygunluk görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddi ile …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, “5434 sayılı Kanun’a göre aylık bağlanması” istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. Kısmen kabulü ile Mahkeme kararının, dava konusu işlemin “emeklilik ikramiyesi ödenmesi” talebinin reddine ilişkin kısmının iptali ile emekli ikramiyesinin ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden hüküm kurulmamasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 09/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.