YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19314
KARAR NO : 2015/5341
KARAR TARİHİ : 24.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın aşamalarda alınan savunmasında katılana ait aracı yolda bulduğunu söylediği anahtarla çalıştırdığını beyan ettiği, yine 09.10.2012 tarihli tutanak içeriğine göre de başka bir hırsızlık suçundan yakalanan sanık …’in üzerinden çıkan anahtarlardan iki tanesinin çalınan araca takıldığında kapılarını açtığının ve çalıştırdığının görüldüğü, yine olay yeri inceleme raporuna göre de aracın düz kontak yapılmadığının ve kapılarında herhangi bir zorlama izinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın eylemine uyan TCK’nın 142/2-d maddesi yerine 142/1-b maddesiyle hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına dayanak yapılan adli sicil kaydında bulunan mahkumiyet hükümlerinden …. 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21.07.2010 kesinleşme tarihli 2010/419-745 E.-K. sayılı ilam dosyasındaki hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği halde, sanıklara ait adli sicil kayıtları karıştırılmak suretiyle diğer sanık …’in adli sicil kaydında bulunan …. 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.09.2010 kesinleşme tarihli 2009/884 Esas ve 2010/510 Karar sayılı ilamın tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.06.2011 tarih ve 2011/9-88 Esas ve 2011/116 Karar sayılı içtihadı da gözönüne alınarak hüküm fıkrasından TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine “Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi uyarınca …. 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21.07.2010 kesinleşme tarihli 2010/419-745 E.-K. sayılı ilam dosyasındaki hükümlülüğünün mükerrirliğe esas alınmasına, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek 5275 sayılı Kanunun 108/2 maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme süresine eklenecek miktarın “1 yıl 8 ay hapis cezası olarak belirlenmesine” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın imzasının da bulunduğu 09.10.2012 tarihli tutanak içeriğiğne göre, başka bir hırsızlık suçundan yakalanan sanığın, katılana ait aracı diğer sanık … ile birlikte çaldıklarını söyleyerek aracın bulunduğu yeri de kolluk kuvvetlerine göstermek suretiyle katılana iadesini sağladığı, yakalandığında üzerinden çıkan anahtarlardan iki tanesinin çalınan araca takıldığında kapılarını açtığının ve çalıştırdığının tespit edildiği; sanığın aşamalarda alınan savunmasında diğer sanık … ile birlikte hırsızlık yapmadığını, anahtarların kendisine sanık … tutuklanınca … isimli şahıs tarafından getirildiğini beyan ettiği; incelenen kamera görüntülerine göre ise katılana ait aracın yüzleri tam olarak görünmeyen ancak üzerlerinde beyaz ve siyah tişört bulunduğu anlaşılan iki şahıs tarafından çalındığı, sanığın da görüntülerdeki beyaz tişörtlü şahsın kendisi olduğunu gerek yakalandığında gerekse mahkemede savunması alındığı sırada kabul ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığa yüklenen hırsızlık suçunun ( TCK’nın 142/2-d, 168/1. maddeleri ) sübut bulduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı biçimde hükümlülük kararı verilmesi,
2-Sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına dayanak yapılan adli sicil kaydında bulunan mahkumiyet hükümlerinden …… 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.09.2010 kesinleşme tarihli 2009/884 Esas ve 2010/510 Karar sayılı ilam dosyasındaki hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği halde, sanıklara ait adli sicil kayıtları karıştırılmak suretiyle diğer sanık …’nin adli sicil kaydında bulunan …. 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21.07.2010 kesinleşme tarihli 2010/419-745 E.-K. sayılı ilamın tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 24.03.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.