YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17947
KARAR NO : 2015/1176
KARAR TARİHİ : 28.01.2015
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, takipten önce borcun bir kısmı ödendiği halde borcun toplam miktarı üzerinden takip yapıldığını ileri sürerek, ödenen miktar yönünden borçlu olmadığının tespitine, ödenen bu meblağ üzerinden %40 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip yapılmasına sebebiyet veren davacı borçlunun takip açıldıktan sonra ödeme yapmış olsa dahi kaynaklanan giderlerden sorumlu olduğunu ileri sürerek,haksız davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen ikinci bilirkişi kök ve ek raporlarına göre; borcun tamamı ödenmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyan Dairemiz bozma ilamında özetle; “..Dosya kapsamı itibariyle davacı-borçlunun takip tarihinden önce 2000 TL. ödeme yaptığı sabit olup bu miktar yönünden menfi tespit davası açmakta hukuki menfaati bulunmaktadır. İcra takibinden sonra yapılan ödemelerin ise infazda dikkate alınması gerekmektedir. O halde Mahkemece, takipten önce yapılan 2000 TL. ödeme miktarı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın tümden reddi doğru görülmemiştir.” denilmiştir.
Mahkemece Dairemiz Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, toplanan delillere göre; takip tarihinden önce 27/04/2009 tarihinde 2000 TL ödeme yapılmış olduğu anlaşılmakla takip olunan 5407 TL’nin 2000 TL’sinden borçlu olmadığının tespitine, takipten sonra ödenen kısmın ise İcra Müdürlüğünce mahsubuna, davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere İİK’nın 72/5. maddesi hükmünde “Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare: 6352 – 2.7.2012 / m.15) yüzde yirmisinden” aşağı olamaz” denilmiştir. Takip öncesi davalı tarafça borcun 2000 TL lik kısmı ödendiği halde davacı tarafça bu miktarın, borcun tamamından mahsup edilmeden takip yapılması haksız ve kötü niyetli olup davacı lehine takip tarihi itibariyle %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu yöndeki talebin gerekçe gösterilmeksizin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.