Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/16080 E. 2015/4503 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16080
KARAR NO : 2015/4503
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık, kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mehmet hakkında beraat, Hakkı hakkında ceza tertibine yer olmadığına

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocukların, suç tarihinde, katılan kuruma ait tren raylarından 4 adet kelepçe, 4 adet vida ve 3 adet tablayı sökerek götürecekleri sırada kolluk kuvvetlerince yakalandıkları, bu suretle kamu malına zarar verme ve nitelikli hırsızlığa teşebbüs suçlarını işledikleri iddia olunan olayda;
Katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1)Suça sürüklenen çocuk …’nın, Cumhuriyet savcısı huzurunda müdafii ile verdiği ifadesinde, suçlamayı kabul ederek, eylemi yanında bulunan diğer çocuk Mehmet ile birlikte işlediklerini söylemesi, ayrıca suç tarihinde kolluk kuvvetlerince tutulan tutanak içeriğinde de “suça sürüklenen çocukların olay yerinden kaçarken suça konu eşyalarla birlikte yakalandıklarının” belirtilmesi karşısında, Mehmet’e yüklenen eyleminde sübuta erdiği ve tren raylarından kelepçe, vida ve tablayı söküp götürmek şeklinde iddia olunan eylemlerinin, yüklenen her iki suçun konusunun aynı olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de belirlenen 30.10.2014 tarih, 2014/40-453 sayılı kararı da nazara alınarak değerlendirildiğinde; bir bütün halinde hırsızlık suçunu oluşturacağı, hükmedilecek cezanın teşdiden tayini hususu da gözetilerek, suça sürüklenen çocukların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2) Suça sürüklenen çocuk … hakkında soruşturma aşamasında … Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nden alınan 27/06/2011 tarihli rapor içeriğinde “suça sürüklenen çocuğun suçun sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin geliştiğinin” belirtilmesi karşısında TCK’nın 32. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmeye bu raporun esas alınması gerektiği gözetilmeden, mahkeme tarafından kovuşturma aşamasında aldırılan 5395 sayılı Kanunun 35/1 maddesi uyarınca ve çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin takdirinde gözönünde bulundurulacak sosyal inceleme raporuna itibar edilerek hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/09/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.